Başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ,diğer yöneticilerimiz çeşitli vesilelerle  sanat ve sanatçının önemi ile sanat ve sanatçıya  yapılması gereken destekler konusunda açıklama yapmaktadırlar.

 Nitekim Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın 13.07.2015 tarihli TÜMSİAD konuşmasındaki “…sanatçılarımız ve sporcularımız milletimizin önemli bir parçasıdır.Sanatın ve sporun toplum üzerindeki etkisi ortada iken onları ihmal etmemiz, onlardan uzak durmamız,onları yok saymamız mümkün değildir.Biz sonuna kadar sanatçılarımızın ve sporcularımızın yanında yer alacağız...” şeklindeki ve Başbakan sayın Binali YILDIRIM’ ın 04.04.2017 tarihli Dolmabahçe konuşmasındaki “…Hükümet olarak  her zaman sanat ve sanatçının yanında olacağımızı bir kez daha bu vesileyle ifade etmek isterim…”şeklindeki açıklamalarının yanı sıra ,ekte metinleri sunulmuş olan diğer açıklamalar, sanatçılarımızın  sorunlarının çözümü konusundaki beklentilerini artırmıştır.

 

 Ancak bu açıklamalara ve güzel sözlere rağmen,geçen zaman içerisinde  sanatçılarımızın çalışma ve sosyal güvenlik yasalarından kaynaklanan sorunlarının çözümü konusunda olumlu bir gelişme yaşanmamıştır

Özellikle, sosyal güvencesizlik nedeniyle  çok zor koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çalışan  ileri yaştaki sanatçıların bir an önce sosyal güvenlik ve emeklilik hakkına kavuşturulması  için, öncelikle  sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi müzik,sinema ve tiyatro sanatçıları açısından yaşamsal önem taşımaktadır. 

 Bu doğrultuda 64.Hükümet tarafından hazırlanan Kültür Paketi kapsamında ,özel sektörde çalışan sanatçılara kayıt dışı çalışma sürelerini borçlanma hakkı verilmesi öngörülmüş ve bu husus, 2016 yılının Nisan ayında Kültür ve Turizm Bakanı sayın Mahir ÜNAL ve Başbakan  sayın Ahmet DAVUTOĞLU tarafından  kamu oyuna  açıklanmışsa da aradan geçen iki yıllık süreye rağmen bu konuda da henüz bir gelişme sağlanmamıştır.

UNESCO’nun Ülkemizin de taraf olduğu 27 Ekim 1980 tarihli oturumunda kabul edilen “Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı” ile Anayasanın Sanatın ve Sanatçının Korunması başlıklı 64.maddesinin amir hükümleri gereğince, Sendikamızca  sanatçıların çalışma ve sosyal  güvenlik yasalarından kaynaklanan  sorunlarının çözüme kavuşturulması ve kayıt dışı çalışmaları için sanatçılara borçlanma hakkı tanınması amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Jülide SARIEROĞLU ’na başvuruda bulunulmuştur.Bu başvurumuz ,Başbakan Yardımcısı ve Hükümet  Sayın Bekir BOZDAĞ ‘a ve milletvekillerine de gönderilmiştir.

Ülkemiz sanatçılarının ,Sendikamız üyelerinin  ve onların  meslek kuruluşu olan Sendikamızın öncelikle borçlanma hakkı olmak üzere sanatçılarımızın temel sorularının bir an önce çözüme kavuşturulmasını beklediğimizi özellikle belirtmek istiyoruz.

Sayın Bakana sunulan rapor ve eklerinin örnekleri  aşağıda yer almaktadır.iletilmektedir.

             

Kamuoyunun bilgisine sunulur …

Saygılarımla,

Mehmet ÇIRIKA

Genel Başkan 

EKLERİ:                                                                                                                  

1)Sayın Cumhurbaşkanı ve diğer yöneticilerimizin konuşma metinleri                          

2)Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Jülide SARIEROĞLU ile Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü sayın Bekir BOZDAĞ ve milletvekillerine  sunulan 16.06.2018 gün ve 2018/90 sayılı rapor metni (20 sayfadır)                                                                                                                   

3)Rapor eklerinin listesi (9 sayfadır)

4)Borçlanma Kanunu Taslağı (9 sayfadır)

 


            

     

 

 

TARİH: 16.04.2018

SAYI   : 2018/90

KONU : Sanatçıların Çalışma ve Sosyal

              Güvenlik Sorunları ve Taleplerimiz Hk.

 

SAYIN Jülide SARIEROĞLU

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI

ANKARA                                                                                    

 

İlgi: a)20.01.2016 gün ve 2016/12 sayılı yazımız

           (Makama 26.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir) (Ek:1)

        b)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 27.02.2016 gün ve 57405428-20199-4/A.MVZ.-

             E./HİZ/ZY/1209965 sayılı yazısı. (Ek:2)

       c)20.12.2017 gün ve 2016/410 sayılı yazımız.

          (Makama 21.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir) (Ek:3)

       d)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 12.01.2017 gün ve 57405428-201.99-E.216199 sayılı 

           yazısı. (Ek:4)

       e)16.01.2017 gün ve 2017/16 sayılı yazımız.

         (Makama 17.01.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir) (Ek:5)

       f)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 24.02.2017 gün ve 57405428-201.99-E.1054352

          sayılı yazısı. (Ek:6)

       g)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğüne verilen 02.03.2017 gün,2017/59 sayı ve 

           2793.062 varide numaralı yazımız. (Ek:7)

       h)14.09.2017 gün ve 2017/213 sayılı yazımız.

          (Makama 18.09.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir) (Ek:8)

 

Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar başlıklı 10 sıra numaralı işkolunda kurulu bulunan Sendikamız; müzik ve sahne sanatçılarını bünyesinde toplamış olup, üyelerinin mesleki, ekonomik, sosyal, kültürel hak ve çıkarlarını korumak geliştirmek amacıyla  05.09.1989 tarihinden bu yana faaliyet gösteren bir meslek sendikasıdır.

 

Sayın Bakan,

 

Bu raporumuz, sanatçıların etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemi kapsamına alınmaları ve sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi konularındaki  haklı taleplerini makamınıza sunmak amacıyla hazırlanmış olup, bu doğrultuda başlangıçtan itibaren sosyal güvenlik ,hizmet borçlanması ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunları ve çözüm önerilerimiz ayrıntılı olarak aşağıda sunulmaktadır.

 

Sanatçıların Sosyal Güvenlik Kapsamına Alınması

 

Ülkemizdeki sosyal güvenlik sisteminin gelişmesi ve yaygınlaşması sürecinde; kamu görevlileri için Emekli Sandığı, işçi statüsünde çalışanları kapsayan (SSK) Sosyal Sigortalar Kurumu, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların sosyal güvenlik kurumu olan (Bağ-Kur) Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer 

 

                                                                                                                              1/20

 

 

                                                                                                                             2018/90

 

Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ve özel statüde çalışanlar için özel emekli sandıkları kurulmuştur.

 

Sosyal güvenlik sistemindeki bu gelişmelere karşın, güzel sanat dallarında uğraş veren sanatçıların sosyal güvenlikleri uzunca bir süre belirsiz kalmıştır. 

 

Bu belirsizlik nedeniyle, sanatçılarımız sosyal güvenlik şemsiyesinden yoksun kalmış ve kamuoyunca  tanınan bir çok ünlü sanatçımız dahi, ömürlerinin son yıllarını yoksulluk ve sefalet içerisinde geçirmiştir. Sanatçıların yaşam koşullarını gösteren  aşağıdaki örneklere yüzlercesini daha eklemek olanaklıdır. (Ek:9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23)

 

Uygulamadan Kaynaklanan Sorunlar

 

Ülkemizdeki sosyal güvenlik sistemini yeniden kurgulayan ve Sosyal Güvenlik Reformu olarak adlandırılan 5510 sayılı Yasanın 31.5.2006 kabul tarihli  ilk düzenlemesinde, sanatçıların sigortalılığı konusunda 2167 sayılı Yasada yer almayan “hizmet akdine dayalı olarak  çalışma” koşulu getirilmişse de, sanatçıları adeta sosyal güvenlik sisteminin dışına iten bu koşul,  5510 sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce 17.4.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmış ve  tekrar 2167 sayılı Yasadaki düzenlemeye dönülmüştür. Ancak mevcut sosyal güvenlik sisteminin sanatçıların sosyal güvenliğinin sağlanmasında yetersiz kaldığını özellikle vurgulamayı yararlı görüyoruz. (Ek:24,25,26)

 

Gerek 506 sayılı Yasayla gerekse 01 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasıyla getirilmiş olan sosyal güvenlik sistemi, özgün çalışma koşulları nedeniyle, sanatçıların, özellikle de müzik ve sahne sanatçılarının sosyal güvenliklerinin sağlanmasında yeterli olamamakta ve bunun doğal sonucu olarak özel sektörde görev yapan müzik sanatçıları için emeklilik çoğunlukla hayal olmaktadır.

Yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Yasa koşullarında dahi emeklilik haklarını ancak borçlanmalar yoluyla elde edebilen müzik ve sahne sanatçılarının,5510 sayılı yasayla getirilen yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirerek emeklilik haklarını elde etmeleri neredeyse imkansıza dönüşmüştür. Zira müzik ve sahne sanatları alanında mesleğe küçük yaşlarda başlanılması ve erken yaşlarda bırakılması adeta bir zorunluluk olup, bu sanat dallarının yasada  öngörülen ileri yaşlarda sürdürülebilmesi çok güç, hatta nerdeyse olanaksızdır.

Örneğin, çalışabilmeleri fiziksel görüntü ve performansa dayalı olan oryantal ve revü sanatçılarının 60-65 yaşlarına kadar iş bularak çalışabilmeleri ve mevcut yasal düzenleme kapsamında emeklilik hakkına ulaşabilmeleri çoğunlukla mümkün olmamaktadır.

Yine mesleğe çok küçük yaşlarda başlaması gereken bir ses sanatçısının, nefesli saz çalan bir müzisyenin ve benzeri fiziki performansa dayalı sanat faaliyetinde bulunan tüm diğer müzik ve sahne sanatçılarının yasada öngörülen ileri yaşlara kadar çalışabilmeleri fiziksel açıdan mümkün olmadığı gibi, işitselliğin yanı sıra görselliğin de önem taşıdığı bu iş kolunda zaten iş bulmaları da kolaylıkla mümkün olamamaktadır.

                                                                                                                                2/20

 

                                                                                                                            2018/90                                                                                                                                                                                                                                            

Nitekim 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Yasası’nın 32.maddesiyle kamuda görev yapan Devlet Tiyatrosu sanatçılarına ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası müzisyen ve şeflerine yılda 3 ay fiili hizmet zammı verilmiş olması, özel sektörde çalışmakta olan sanatçılar için özel düzenleme yapılması konusundaki talebimizin haklılığının bir göstergesidir                                                                                                                                           

 

Kaldı ki, iş kolunun özelliği nedeniyle, müzik sanatçılarının büyük bir çoğunluğu yılda ortalama 5-6 ay süreyle çalışabilmekte ancak bu çalışmalar da, iş kolunun özelliği, özgün çalışma koşulları ,SSK/SGK ‘nın yetersizliği, denetimsizlik ve benzeri nedenlerle çoğunlukla kayıt dışı kalmaktadır.

 

Bunu göz önünde bulunduran dönemin Kültür ve Turizm Bakanı sayın Ertuğrul GÜNAY,18.05.2010 tarihli Akşam Gazetesinde yayınlanan açıklamasında, kamuda çalışan sanatçılar konusunda “35-40 yaşından sonra bale ve halk oyunları sanatçıları sahnede zorlanıyor,35’ten sonra 65’e kadar 30 sene çalışmadan maaş ödüyoruz…Biz onlara 45’ten sonra uygun koşullarla bir emeklilik sağlamak için çalışıyoruz” şeklinde açıklamada bulunmuş ve buna ilaveten 17.01.2012 tarihinde Flash Haber’de yayımlanan bir diğer basın açıklamasında ise, özel sektörde çalışan sanatçıları sosyal güvenlik sistemi içine alacak yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Onları örgütlemeye, sosyal güvenlik ağına katılmaya da özendirmek gerekiyor. Bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Umuyorum bu yıl olumlu adımlar atarız'' diyerek ister kamu ister özel sektör olsun müzik ve sahne sanatları alanında çalışan sanatçıların çalışma ve sosyal güvenlik koşullarının özel düzenlemeler gerektirdiğini özellikle vurgulamıştır. 

Yine Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce (DOBGM),  Kurum için yapılan yasa taslağında balerinlerin 38, baletlerin ise 43, kadın opera ve koro sanatçılarının 50, erkek opera ve koro sanatçılarının ise 55 yaşında emekli olmasına ilişkin düzenleme yaptığı basında yer almıştır. (Ek:27)

Kamuda çalışan sanatçılar için getirilmek istenen bu düzenlemeler, özel sektörde çalışan müzik ve sahne sanatçılarının 5510 sayılı Yasada belirlenen emeklilik koşullarını yerine getirebilmelerinin çoğunlukla mümkün olamayacağını ve mevcut sistem kapsamında emeklilik haklarını elde etmelerinin adeta şansa kaldığını göstermektedir.

Bu genel değerlendirmenin ışığında, müzik ve sahne sanatçılarının sosyal güvenlik ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunlarını ve sonuçlarını ve bu konulardaki çözüm önerilerimizi açıklamaya çalışacağız.

Sanatçı Hizmet Borçlanmaları

 

Yapılan yasal düzenlemeler, sanatçıların sosyal güvenliklerinin sağlanması konusunda  beklenen yararı sağlayamamış ve sanat çalışmalarının özgün koşulları nedeniyle ,genel sosyal güvenlik sistemi 

çerçevesinde sanatçılarımızın etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemine kavuşturulmaları mümkün olamamıştır.

 

Bu nedenle, sanatçıların SSK kapsamına alınmasından önceki sigortasız çalışmalarının  telafi edilmesi amacıyla ilki 2167 sayılı Yasayla getirilen   hizmet borçlanması düzenlemesi  soruna çözüm getirmekte yeterli olmamış ve bu düzenlemeden sonra da zaman zaman borçlanma yasalarına ihtiyaç duyulmuştur. 

                                                                                                                                3/20

 

 

                                                                                                                                      2018/90

 

Bu doğrultuda 17.11.1983 kabul tarihli 2959 sayılı,  20.06.1987 kabul tarihli  3395 sayılı ve 08.12.1994 kabul tarihli 4056 sayılı Yasalarla sanatçılara üç kez daha hizmet borçlanması hakkı verilmiş ve 2959 sayılı Yasayla yapılan düzenleme dışında, sanatçılar için getirilen üç ayrı borçlanma yasasında da;

 

-Borçlanma taleplerinin örneği SSK tarafından düzenlenen belgelerle yapılması,

 

-Borçlanma belgelerinin ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu kuruluşunca usulüne uygun bir şekilde düzenlenmesi öngörülmüştür.

Ancak  söz konusu üç borçlanma uygulamasında da sanatçılara kanunla verilen borçlanma hakkı SSK tarafından tebliğ ve genelge, iç emir, genel yazı  gibi idari düzenlemelerle önemli ölçüde daraltılmıştır. Bu nedenle borçlanma talebinde bulunan sanatçıların büyük bir çoğunluğu borçlanma haklarını ancak yargı kararlarıyla elde edebilmiştir.

Bu raporumuzda, mevcut sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan sorunların çözümü ve  borçlanma haklarını elde etmeleri yolunda sanatçılarca verilen mücadelenin kapsamlı olarak anlatılmasının sanatçıların borçlanma taleplerinin haklılığının kavranması açısından yarar sağlayacağına inanıyoruz.

 

2167 Sayılı Yasaya Göre Borçlanma

 

Sanatçıların SSK kapsamına alınmasını amaçlayan 29.06.1978 kabul tarihli ve 2167 sayılı Yasayla, 1978 yılı itibariyle Türkiye genelinde sayıları 70 binle 100 bin arasında tahmin edilen sanatçının yasa kapsamına gireceği öngörülmüş ve 506 sayılı Yasanın 2167 sayılı Yasayla değişik  geçici 8 inci maddesiyle de, yasadan önceki sigortasız hizmetlerin telafisi için sanatçılara da borçlanma hakkı tanınmıştır. (Ek:28)

 

Söz konusu geçici 8.maddeyle getirilen borçlanma hakkından, uygulamada ileri yaştaki 450 sanatçı yararlanabilmiş ve bu sanatçılara yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak 506 sayılı Yasaya 2167 sayılı Yasayla eklenen geçici 1. madde ile geçici 44. maddenin (b) bendinin (c) fıkrası hükümleri arasındaki çelişki nedeniyle, bu sanatçılara bağlanan aylıklar iptal edilmiş ve yapılan maaş ödemelerinin tahsili için yasal işlem başlatılmıştır. (Ek: 29,30,31,32,33)

 

2959 Sayılı Yasaya Göre Borçlanma

 

Bunun üzerine,2167 sayılı Yasadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla, 17.11.1983 gün ve 2959 sayılı Yasayla  borçlanma düzenlemesi yapılarak 450 sanatçının aylıklarının yeniden bağlanıp 

mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmışsa da, getirilen borçlanma hakkından 450 sanatçıdan sadece 337’si yararlanabilmiş olup,2959 sayılı yasa yeni bir hak doğurmadığından bunlar dışında kalan sanatçıların borçlanma hakkından yararlanmaları mümkün olmamıştır. (Ek:34,35,36,37) 

 

3395 Sayılı Yasaya Göre Borçlanma

 

Gerek önceki borçlanma yasalarından yansıyan gerekse sosyal güvenlik kapsamına  alındıktan sonra da süregelen kayıt dışı çalışmalardan kaynaklanan sorunlar nedeniyle,  yakınma ve sızlanmalarının devam etmesi üzerine, 20.06.1987 gün ve 3395 sayılı Yasayla sanatçılara yeni bir  borçlanma hakkı verilmiştir.                                                                                                                               4/20

 

                                                                                                                                      2018/90

 

Ancak sanatçılara yasayla verilen borçlanma hakkına, SSK tarafından düzenlenen genelge ve genel yazılarla, yasada yer almayan önemli kısıtlamalar getirilmiş ve borçlanma hakkı önemli ölçüde daraltılmıştır. 

 

Getirilen kısıtlamalarla;

 

a)2167 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 11.07.1978 yılında 30 yaşını, başka bir deyişle   11.07.1987 tarihinde 39 yaşını doldurmamış olan sigortalıların,

 

b)On yıldan (3600 günden) fazla süreler için yapılan borçlanma taleplerinin kabul edilmemesi  öngörülmüştür. (Ek:38,39)

 

Bu kısıtlamalar nedeniyle, borçlanma talebi reddedilen sanatçıların adli yargı yoluna başvurmaları sonucunda, (30 /39) yaş  ve 10 yıl koşulları yargı kararlarıyla iptal edilmiş ve yargıya başvuran sanatçılar borçlanma haklarını elde edebilmiştir. (Ek:40,41,42,43)

 

Borçlanma başvuruları  yapılıp  Yasanın yürürlük tarihinin sona ermesinden  yaklaşık 11 ay sonra, SSK , 06.12.1988 tarihli Genel Yazıyla getirdiği kısıtlamayla,   bu kez  de, yargı kararlarıyla kabul edilmesi hüküm altına alınmış olan borçlanma talepleri de dahil olmak üzere, 11.07.1978 tarihinden sonraki süreler için borçlanma yapılamayacağı şeklinde kısıtlama getirmiş ve 11.07.1978 tarihinden sonraki süreler için yapılmış bulunan borçlanma talepleri reddedilmiştir. (Ek:44,45)

 

Bunun üzerine, yargı kararlarıyla borçlanma talepleri hüküm altına alınan sigortalılar ikinci kez yargıya başvurmak durumunda kalmışlar ve borçlanma haklarını ikinci kez  yargı kararlarıyla elde edebilmişlerdir. Ancak yargıya başvurmayan sanatçıların bu borçlanma haklarını kullanmaları mümkün olmamıştır. (Ek:46,47)

 

SGK nezdinde yapılan girişimlere rağmen,3395 sayılı Yasaya göre borçlanma hakkından yararlanmak üzere başvuran sigortalı sayısı öğrenilememiştir. Bununla birlikte, SSK’na yaklaşık 2  bin ile 4 bin sanatçının borçlanma başvurusunda bulunduğu, ancak yukarıda açıklanan uygulamalar nedeniyle bu başvuruların çok  büyük bir çoğunluğunun Kurumca  reddedildiği haricen öğrenilmiştir.

                                                                                                                                      

4056 Sayılı Yasaya Göre Borçlanma

 

Bütün bu gelişmeler sonucunda, bu kez de önceki üç borçlanma yasasından kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla, 8.12.1994 gün ve 4056 sayılı Yasayla sanatçılar için dördüncü kez borçlanma düzenlemesi yapılmıştır. SSK, başlangıçta yasa hükümleri paralelinde hazırladığı genelgeyle herhangi bir kısıtlama getirmeksizin   4056 sayılı Yasaya göre yapılan borçlanma  taleplerinin büyük bir çoğunluğunu kabul etmiş ve borçlanma yoluyla aylık bağlanmasına hak kazanan sanatçılara emekli aylıkları bağlanmıştır. (Ek:48)

 

Ancak Kurum, daha sonra başvuruların öngörülenden fazla olduğu gerekçesiyle, önceki üç borçlanmadaki olumsuz tavrına dönüş yaparak  ,sanatçılara yasayla tanınan borçlanma hakkını tebliğ, genelge, genel yazı ve iç emirlerle daraltmıştır.

 

                                                                                                                                  5/20

 

 

                                                                                                                             2018/90

 

Oysa,4056 sayılı Yasadan yararlanmak üzere SSK’ na  başvuran sanatçı sayısı toplam 14004 olup, önceki üç borçlanmadan kaynaklanan borçlanma taleplerine ek olarak geçen zaman içerisinde  kayıt dışı çalıştırılan  sanatçıların da başvurduğu göz önüne alındığında, başvuru sayısının fazla olmadığı düşünülmektedir. (Ek:49)

 

Bu doğrultuda; genelge ve genel tebliğle öngörülen daraltmalarla;

 

a)Örneği Kurumca düzenlenen borçlanma belgesi değiştirilmiş ve bu değişiklikten önce  Kuruma borçlanma  belgesi verenlerin de yeniden borçlanma talebinde bulunmaları,

 

b)Yasada öngörülenin aksine bir düzenlemeyle, borçlanma belgelerinin öncelikle işverence düzenlenmesi ve ancak işverenin bulunamaması ,işverenin hayatta olmaması, mirasçılarının bulunamaması ,işyerinin kapanmış olması ve borçlanma sürelerinin 11.07.1978 tarihinden önceki süreye ilişkin olması durumunda bu belgelerin meslekle ilgili birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf veya ilgili kamu kuruluşları tarafından düzenlenmesi,

 

c)Sanatçıların “11.07.1978 gün ve 2167 sayılı Yasayla bu tarihten itibaren  SSK kapsamına alındığı ve bu tarihten sonraki çalışma sürelerinin zorunlu olarak sigortalı olması gerektiği, bu nedenle 11.07.1978 tarihinden sonraki borçlanma sürelerinin hizmet akdine dayalı olması ve bu tarihten sonraki  süreler için borçlanma belgesi düzenleyen işverenler hakkında, öncelikle sigortasız işçi çalıştırmış olmalarından dolayı (işverenlere borçlanma belgesi düzenlememeleri konusunda adeta  gözdağı verilerek) o tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre işlem yapılacağı” belirtilerek borçlanma hakkı önemli ölçüde daraltılmıştır. (Ek:50,51)

 

Yasaklamalar bununla da kalmamış ve SSK Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığınca Teftiş Kurullarına gönderilen İç Emirle, Lise ve Üniversitede geçen öğrencilik yılları ile çakışan borçlanma taleplerinin de kabul edilmemesi konusunda Kurum müfettişlerine  talimat verilmiştir. (Ek:52) 

 

Bu arada öğrencilik süreleriyle çakışan borçlanma talepleri konusunda önemli bir ayrıntıyı vurgulamak istiyoruz. Borçlanma kapsamında yer alan müzik ve sahne sanatçılarının çalışmalarının neredeyse tamamı gece yapılmakta olup, bu sanatçıların gündüz eğitimlerini sürdürmelerine bir engel yoktur. 

Kaldı ki gündüz çalışan memur ve işçilerin devam mecburiyeti olmayan üniversitelerde okuyarak tahsillerini devam ettirebildikleri hususu ülkemizin somut bir gerçeği iken, gece çalışan müzisyenlerin lise ve üniversite yıllarındaki borçlanma taleplerinin kabul edilmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

 

Nitekim, bu düzenlemelerden sonra, tüm borçlanma talepleri müfettiş soruşturmasına  alınmış ve yapılan soruşturmalar sonucunda, başvuruların büyük bir çoğunluğu reddedilerek, aylık bağlananların emekli aylıkları kesilmiş yapılan maaş ödemelerinin faiziyle birlikte icra yoluyla tahsili cihetine gidilmiştir. 

 

Buna ek olarak bir kısım sanatçının borçlanma talebi hiçbir işlem yapılmaksızın Kurumca reddedilerek 

borçlanma belgeleri iade edilmiştir. (Ek:53,54,55)

 

Bu gelişmeler üzerine, idari ve adli yargıya yapılan başvurular sonucunda ,Danıştay ve (YHGK)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla 12-64 sayılı Ek Genelge ve 05.07.1995 tarihli Tebliğin borçlanma hakkını daraltan hükümlerinin iptaline karar verilmiştir. (Ek:56,57,58,59,60,61)

                                                                                                                                                    6/20

 

 

                                                                                                                            2018/90

 

Yargı kararlarına karşın, SSK’nın olumsuz tavrını aynen devam ettirmesi sonucu, aynı veya benzeri gerekçelerle borçlanma talebi reddedilen sanatçıların bir kısmı da adli yargı yoluna başvurarak 

borçlanma haklarını yargı kararlarıyla elde edebilmişler, ancak yargıya başvurmayan büyük bir çoğunluk ise borçlanma haklarından yoksun kalmışlardır. 

 

Yaklaşık üç yıl sonra yargı kararlarının sanatçılar lehine oluşturduğu hükümler doğrultusunda, SSK tarafından düzenlenen Genelgeyle, borçlanma talepleri Kurumca reddedilenlerin  borçlanma taleplerinin yeniden incelenmesine karar verilmişe de, uygulamada yargı kararları ve genelge hükümleri çerçevesinde sanatçılar lehine sonuç alınması mümkün olamamış ve genelgenin uygulanması kağıt üzerinde kalmıştır. (Ek:62)

 

Sanatçıların “borçlanma çilesi” bununla da sona ermemiş ve Kurum aleyhine açtıkları davalar 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra sonuçlanan sanatçılar bu kez de 5510 sayılı Yasanın 41.maddesi engeline takılmışlardır. 

 

Zira , anılan  41. madde kapsamındaki borçlanmalar için ödenmesi gereken prim tutarının %32 oranı üzerinden hesaplanması öngörüldüğünden, sanatçı borçlanmaları bu madde kapsamında yer almadığı halde, Kurum aynı uygulamayı sanatçı borçlanmalarına da yansıtmıştır.

 

Bunun üzerine, yine yargıya yansıtılan uyuşmazlıklar sonucunda, sanatçı borçlanması uygulamasının 41.madde kapsamında  yer almadığı  ve bu nedenle sanatçı borçlanması primlerinin malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları prim toplamı olan %20 oranı üzerinden hesaplanması gerektiği yargı kararlarıyla hüküm altına alınmıştır.(Ek:63,64,65)

 

Bu emsal kararlara rağmen, Kurum uygulamasında ısrarlı olmuş ve karar kapsamındaki sigortalılar hariç diğer sanatçılar için %32 oranı uygulamasında ısrarını sürdürmüştür.

 

Nihayetinde sorunun Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığına (Ombudsmanlık) intikal ettirilmesi sonucunda, Ombudsmanlık Kararıyla, sanatçı borçlanmalarında ödenmesi gereken prim tutarının %20 oranı üzerinden hesaplanması gerektiği konusunda verilen tavsiye kararı üzerine, SGK, ilgili Genelgede sanatçılar lehine gerekli düzeltmeyi yaparak  sanatçı borçlanması prim oranını %20 ye düşürmüştür.(Ek:66-1,66-2,67)

 

Sanatçı borçlanması konusunda Kurumla sanatçılar arasında oluşan uyuşmazlıklar yukarıda açıklananlarla sınırlı kalmamış, borçlanma talepleri idarece yapılan inceleme sonucunda ya da herhangi bir işlem yapılmaksızın reddedilen, ancak Kurum aleyhine dava açmayan sanatçıların borçlanma taleplerinin ne şekilde çözüme kavuşturulacağı yeni bir uyuşmazlık konusu olmuştur.

 

Ombudsmanlık kararı doğrultusunda SGK tarafından yeniden düzenlenen ve yukarıda söz edilen Genelgede “mahkeme kararı olmaksızın borçlanma müracaatında bulunan sigortalıların borçlarının da %20 oranı üzerinden hesaplanması” öngörülmüşken, Genelgede yer alan  bu açık hükme karşın, mahkeme kararı olmaksızın borçlanma başvurusunda bulunan sanatçıların borçlanma taleplerinin Kurumca reddedilmesi üzerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığına yapılan başvurular sonucunda, Ombudsmanlıkça  “…Danıştay’ın iptal ettiği Genelge ve Tebliğ hükümlerine göre yasal 

 

                                                                                                                                7/20

 

 

                                                                                                                           2018/90

 

süresi içerisindeki sanatçı borçlanması talepleri reddedilenlerin mahkemelere başvurup lehe karar aldıkları ve İdarenin bu kararlara uyduğu gözetildiğinde şikayet başvurucularının dava ekonomisi göz önüne alınaraktan taleplerinin Kurumca yukarıdan beri açıklanan mevzuat uyarınca tekrar inceleme ve araştırma yapılarak; sonucuna göre makul sürede mağduriyetlerinin giderilmesi için yeniden işlem tesisi Konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına (SGK) tavsiyede bulunulmasına…” şeklinde karar verilmiştir. (Ek:68-1,68-2)

 

Ombudsmanlık Kararı da Kurumun sanatçı borçlanmalarına karşı yaklaşık 21 yıldır sürdürdüğü olumsuz tavrı değiştirememiş ve Ombudsmanlık Kararı  doğrultusunda, tekrar                                                                                                                              inceleme ve araştırma yapılarak; sonucuna göre makul sürede mağduriyetlerinin giderilmesi için yeniden işlem tesisi  konusunda yapılan başvurular;

 

1)Borçlanılmak istenilen sürelerde hizmet akdine dayalı olarak çalışılması ve bunun  kayıt ibraz edilerek kanıtlanması gerektiği,

                                                                                                                                        

2)Borçlanma belgesinde işverenin imzasının bulunmadığı  şeklinde gerekçe öne sürülerek reddedilmiştir.(Ek:69,70,71)

 

Oysa ,sanatçılara borçlanma  hakkı veren 4056 sayılı Yasada  (506/Geçici 80.madde) hizmet akdi koşuluna yer verilmemiştir.

 

Yine sanatçıların SSK kapsamına alınmasını düzenleyen 506 sayılı Yasanın Ek 10.maddesi de “Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, 

müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar” şeklinde düzenlenmiş olup, buradan da görüldüğü gibi Ek 10.maddede hizmet akdi koşuluna yer verilmemiştir. 

 

Ayrıca, raporumuzun başlangıcında da kısaca açıklandığı gibi,16 Haziran 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 5510 sayılı Yasanın, sanatçıların Kanun kapsamına alınmalarını öngören 4.maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendiyle  “Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer 

uğraşıları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlardan, düşünürlerden ve yazarlardan hizmet akdi ile çalışanlar” hükmüne yer verilmişken, 5510 sayılı Yasa daha  yürürlüğe girmeden , 8 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazetede 5754 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen 4.maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi  “Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün 

güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünür ve yazarlar” şeklinde yeniden düzenlenmiş ve  halen yürürlükte bulunan bu düzenlemede hizmet akdi ile çalışma koşuluna yer verilmeyerek sanatçıların SSK kapsamına alınmalarını öngören 506 sayılı Yasanın Ek 10.maddesi hükmüne dönülmüştür.

 

Halbuki Geçici 80.maddenin uygulanması sırasında, 27.06.1995 gün ve 12-64 Ek sayılı Genelge ve 05.07.1995 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3 Seri no’lu Genel Tebliğin 7.maddeleriyle getirilen  hizmet akdi koşulu, yargıya yansıyan uyuşmazlıklar sonucunda, yukarıda esas ve karar numaraları belirtilmiş olan Danıştay kararlarıyla iptal edildiği halde, Kurum’un aradan 21 yıl 

 

                                                                                                                             8/20

 

 

                                                                                                                               2018/90

 

geçtikten sonra yine aynı gerekçeyi göstererek Ombudsmanlığın tavsiye kararı doğrultusunda yapılan “yeniden işlem tesis edilmesi” taleplerini reddetmesinin hukuki dayanağı bulunamamaktadır.

 

Ombudsmanlığın yeniden işlem tesisi konusundaki tavsiye kararına, Kurumca, “borçlanma belgesinde işverenin imzasının bulunmadığı” şeklinde ikinci bir gerekçeyle karşı çıkılmıştır. Oysa, sanatçılara borçlanma hakkı verilmesini öngören 4056 sayılı Yasada örneği Kurumca hazırlanan borçlanma belgelerinin ilgili işveren, birlik ,sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu 

kuruluşlarınca düzenlenmesi öngörüldüğü gibi, gerek 4056 sayılı Yasada gerekse borçlanma hakkı öngören 2167 ve 3395 Yasalarda.                                                                                                                                                                    borçlanma belgesinde mutlaka işverenin imzasının bulunması gibi bir zorunluluk getirilmemiştir. Bu nedenle Kurum’un bu uygulamasının yasa hükümlerine ve yerleşik yargı kararlarına uygun olduğu kabul edilemez.

 

Sanatçılara tanınan borçlanma hakkının uygulanması konusunda karşılaşılan ve yukarıda açıklanan sorunların yanı sıra, sanatçı borçlanmaları konusunda başlangıçtan itibaren düzenli kayıt tutulmadığından, dört ayrı borçlanma yasasına göre borçlanma başvurusunda bulunan ve borçlanma hakkından yararlanabilen sanatçıların sayıları Kurumca tespit edilememekte ve bu konudaki sorular cevapsız bırakılmaktadır. (Ek:72,73,74,75)

 

Buraya kadarki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere, sanatçılarımıza yasalarla verilen hizmet borçlanması hakları, SSK/SGK tarafından adeta burunlarından getirilmiş ,TBMM tarafından sanatçılara 

verilen borçlanma hakkı, kendisini yasaların üstünde gören Kurumca daraltılarak bu hakkın kullanılması adeta “eziyete” dönüştürülmüştür.

 

Sanatçı borçlanması konusundaki bu acı gerçeklere karşın, ilgili ve yetkililerce kamuoyuna yapılan açıklamalarla  borçlanma yapan sanatçı sayıları konusunda olağanüstü büyük rakamlar telaffuz edilerek sanatçıların borçlanma talepleri aleyhinde kamuoyu oluşturulmaya çalışılmıştır.

 

Çeşitli gazetelerde yayımlanan ve sayısı yüzlerle ifade edilebilen basın açıklaması, Bakanlık ve Kurum yetkililerinin borçlanmalar konusundaki olumsuz düşünce ve tavırlarının somut örneklerini oluşturmakta  olup, bu konudaki örnekler çoğaltılabilir. (Ek:76,77,78,79,80,81,82,83,84,85,86)

 

SSK’nın en üst biriminde görev yaptığı süreçte ,sanatçı borçlanmaları konusunda olumsuz görüş ve açıklamalarda bulunan ve  borçlanma hakkını daraltan her türlü mevzuat düzenlemesinin altında imzası bulunan Kurum görevlisinin, milletvekili seçildikten sonra, sanatçılar için borçlanma kanunu teklifi vermesi ,sanatçıların  borçlanma taleplerinin haklılığının dikkate değer bir örneğini oluşturmuştur. (Ek:87)

 

Özellikle müzik, sinema ve tiyatro sanat dallarında uğraş veren sanatçıların çalışma koşul ve süreleri diğer meslek gruplarından farklılık gösterdiğinden, genel sosyal güvenlik sistemi içerisinde bu sanatçıların sosyal güvenliği sağlanamamakta ve kayıt dışı çalışma  yoğunluk göstermektedir.

                                                                                                                                                      

Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar başlıklı 10 sıra  numaralı işkolunun kapsamında bulunan edebiyat, müzik, sinema ve tiyatro alanlarında faaliyet göstermekte olan Yazarlar Sendikası, 

 

 

                                                                                                                                 9/20

 

 

                                                                                                                                   2018/90

 

(Müzik-Sen) Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası, Oyuncular Sendikası,(Sine-Sen) Sinema Emekçileri Sendikası ve Sinema-Tv Sendikası’ nın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Ocak 2013-Ocak 2017 döneminde ilan edilen işkolu istatistiklerinde, söz konusu 5 sendikanın toplam üye sayılarının 2013/1. ayda 55,2013/7. ayda 99,2014/1.ayda 127,2014/7.ayda 149,2015/1.ayda 165,2015/7.ayda 295,2016/1.ayda 334,2016/7.ayda 336 ve 2017/1.ayda 334, 2017/7.ayda 320 ve 2018/1.ayda 287  olması Güzel Sanatlar alanındaki kayıt dışı çalışmanın boyutlarını göstermektedir. (Ek:88,89,90,91,92,93,94,95,96,97,98)

 

Nitekim, 22.2.2013 gün ve 2013-11 sayılı SGK  Sosyal Sigorta İşlemleri Genelgesinin 1.3-Sanatçı,düşünür ve yazarlar başlıklı bölümünün üçüncü paragrafında “...sanatçıların çalışma sürelerinin diğer meslek gruplarından farklılık göstermesi ve kayıt dışılığın fazla olması hususları da dikkate alınarak…”ibaresine yer verilerek, güzel sanatlar alanında kayıt dışı çalıştırılmanın yoğun olduğu  Kurumca da kabul edilmektedir. (Ek:99)

 

Kurumca getirilen kısıtlamalar ve sanatçı borçlanmaları konusunda oluşturulan olumsuz görüşler nedeniyle, Sanatçılara borçlanma hakkı veren 4056 sayılı Yasanın yürürlüğünün sona erdiği 02.01.1996 tarihinden bu yana, gerek 4056 sayılı Yasa ve önceki borçlanma yasalarından kaynaklanan sorunlara çözüm getirilmesi, gerekse geçen zaman içerisinde kayıt dışı çalıştırılmalardan kaynaklanan sigortasız çalışmaların telafisi amacıyla, 1996 yılından bu yana sanatçılara borçlanma hakkı verilmesini öngören yasa teklifleri ne yazık ki kabul görmemiştir.

                                                                                                                                               

Tespit edebildiğimiz kadarıyla 02.01.1996 tarihinden sonra çeşitli milletvekili ve bakanlıklarca hazırlanmış olan yasa  teklif ve taslaklarının listesi aşağıda sunulmuştur:

 

1)ANAP milletvekili sayın Akın GÖNEN’in yasa teklifi (TBMM başvuru kaydı:28.08.1996-2/435) (Ek:100)

 

2)ANAP milletvekili sayın Hasan KORKMAZCAN’ ın yasa teklifi (TBMM  başvuru kaydı:01.10.1996-   

     2/440) (Ek:101,102)

 

3)Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan yasa taslağı (Ek:103)

 

4)Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Erkan MUMCU  tarafından sanatçılara hazırlanan yasa taslağı (dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı sayın Murat BAŞESGİOLU’ nun karşı çıkması nedeniyle) yasalaşmamıştır.(Basın Açıklaması:21.11.2004) (Ek:104,105)

 

5)Ak Parti Milletvekili sayın Resul TOSUN ve 117 arkadaşı tarafından hazırlanan yasa teklifi, (Ek:106)

 

6)CHP milletvekilleri sayın Berhan ŞİMŞEK; Kemal KILIÇDAROĞLU ile  AK parti milletvekili sayın Ali Osman SALİ ve arkadaşları tarafından hazırlanan yasa teklifi:  (TBMM başvuru kaydı:23.11.2005-2/618) (Ek:107,108)

 

7)CHP milletvekilleri  sayın Ali Rıza ÖZTÜRK , Tekin BİNGÖL  ve arkadaşları tarafından hazırlanan yasa teklifi (TBMM  başvuru kaydı :30.01.2008-2/149), (Ek:109)

 

8)CHP milletvekili sayın Mehmet SEVİGEN tarafından hazırlanan yasa teklifi (TBMM başvuru kaydı:02.11.2009 -2/524), (Ek:110)

                                                                                                                                    10/20                                                                                                                                    

 

                                                                                                                                        2018/90

 

9)CHP milletvekili sayın Sabahat AKKİRAZ tarafından hazırlanan yasa teklifi (TBMM başvuru kaydı:13.02.2012  2/348), (Ek:111)

 

10)MHP milletvekilleri sayın Oktay VURAL, Bülent BENDİR ve arkadaşları tarafından hazırlanan yasa teklifi (TBMM başvuru kaydı:   29.02.2012  2/382), (Ek:112)

 

11)MHP milletvekilleri sayın Sümer ORAL, Erkan AKÇAY ve Erkan GÜNEY  tarafından verilen ve TBMM gündemindeki 6552 sayılı torba yasa kapsamında yasalaşması öngörülen borçlanma yasası  önergesi, (Komisyonun 30.06.2014 tarihli oturumunda  Hükümet Temsilcisi Adalet Bakanı

sayın Bekir  BOZDAĞ’ ın karşı çıkması ve SGK Başkan Vekili Cevdet CEYLAN’ ın “Sokak Çalgıcıları Bile Sanatçı Borçlanması Yaptı Şeklinde” gerçeğe aykırı görüş bildirmesi üzerine Komisyonda reddedilmiş) yasalaşmamıştır. (Ek:113) 

 

Bu arada borçlanma yapan sokak sanatçıları ve  bu sanatçılar için borçlanma belgesi düzenlemiş olan meslek kuruluşların kimlikleri  ile bunlar hakkında SGK tarafından yapılan işlemler konusundaki başvuruların, Kurum tarafından düzenli kayıt tutulmadığı gerekçesiyle yanıtlanmadığını özellikle vurgulamak istiyoruz. (Ek:114,115,116)

 

12)Dönemin Başbakanı sayın Ahmet DAVUTOĞLU ile  Kültür ve Turizm Bakanı sayın Mahir ÜNAL tarafından 2016 Nisan ayında basın ve televizyonlarda açıklanan ve sanatçılarla ilgili çeşitli 

düzenlemeleri içeren “Kültür Paketi” Yasa Taslağı kapsamında sanatçılara borçlanma hakkı verilmesini öngören düzenleme de yer almasına karşın bu düzenleme de yasalaşmamıştır. (Ek:117,118,119,120,121,122,123)

 

Sonuç olarak vurgulamak gerekirse, yaklaşık 22 yıldan bu yana ilgili sanatçı meslek kuruluşlarınca sanatçılara yeni bir borçlanma hakkı verilmesi amacıyla yapılan talepler, fazla sayıda sanatçının borçlanma talebinde bulunacağı, bu doğrultuda sanatçı borçlanmalarının Kuruma yük getireceği  ve ödemeler dengesinin bozulacağı gerekçesiyle karşılık bulmamıştır

 

Oysa, zaman zaman Bağ-Kur sigortalılarını kapsayan ve bir anlamda borçlanma uygulaması olan “primi ödenmemiş olan hizmet sürelerinin silinerek yada dondurularak tasfiye edilmesi  ve tasfiye edilen hizmetlerin ihtiyaç duyulan kısmının emeklilik zamanında güncel primler üzerinden tekrar kazanılmasını” öngören ve  bir kaç kez yapılan yasal düzenlemeler göz önünde tutulduğunda, sayıları  milyonlarla ifade edilebilen Bağ-Kur sigortalısına  verilen bu hakkın Kuruma getireceği maddi yük dikkate alınmadığına göre, sayıları birkaç bini geçmeyecek sanatçı için verilecek borçlanma hakkının sosyal güvenlik sistemimize dikkate değer maddi bir yük getirmeyeceği açıktır.

 

Kısmi Sanatçı Sigortalılığı

 

Sanatçıların sosyal güvenliğinin sağlanması konusunda son yasal düzenleme 6111 sayılı Yasayla 5510 sayılı Yasaya eklenen Ek 6.maddeyle yapılmış ve “ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan 

çalışma gün sayısı ayda 10 günden az olan sanatçıların” 4/A (SSK) kapsamında kısmi sigortalı olarak tescil edilmeleri öngörülmüştür.

 

Kısmi sigortalılık kapsamındaki sanatçıların;

 

a)2011 yılı için ayda 18 günlük prim ödemesinin 30 gün sayılması ve  bu şekilde her yıl 1 gün

                                                                                                                                         11/20

 

                                                                                                                              2018/90

 

 

artırılarak 2017 yılı itibariyle  24 günlük,2023 ve sonrasında  30 günlük prim ödemesinin 30 gün olarak esas alınması ve işveren hissesi de dahil sigorta primlerinin tamamının sanatçı tarafından ödenmesi,

 

b)SSK kapsamında aktif sigortalı olunması ya da Bağ-Kur kapsamında zorunlu sigortalı  olunması halinde, kısmi sigortalılığın iptal edilmesi öngörülmüştür. (Ek:124,125,126)

                                                                                                    

İptal uygulamasında kısmi sigortalılık süresinin  zorunlu sigortalı hizmetlerle çakışması  durumunda,  çakışmanın başladığı tarihten itibaren kısmi sigortalı süreler SGK tarafından iptal edilmektedir.

Ayrıca iptal edilen hizmetler sigortalılara aylar ve hatta yıllar sonra bildirilmekte ve  iptal edilen süreler için sigortalılara gecikme zammı ve faiziyle birlikte genel sağlık sigortası prim borcu tahakkuk ettirildiği gibi,kısmi sigortalılık süresinde  Kurumca  yapılmış olan sağlık giderleri de faiziyle birlikte sigortalıdan tahsil edilmektedir.

Bu arada  çakışmanın başladığı tarihten sonraki dönemler için sigortalılarca ödenmiş bulunan kısmi sigorta primleri ise, talepleri halinde sigortalılara faizsiz olarak iade edilerek eşit olmayan adaletsiz bir sistem uygulanmaktadır.               

Bu olumsuzluklara ek olarak iptal işlemiyle sigortalıların sağlık aktivasyonları da kapatılmakta  ve bu nedenle sanatçılar SGK tarafından sağlanan sağlık güvencesinden de yoksun bırakılmaktadır.

Kurumun bu haksız uygulaması sonucunda, çakışma nedeniyle hizmetleri iptal edilen kısmi sigortalılar maddi yönden büyük kayıplara uğradıkları gibi,telafisi imkansız hizmet kayıpları da söz konusu olmaktadır. (Ek:127,128)           

c)Kısmi sigortalılık konusunda vurgulanması gereken bir diğer konu da, tahsil edilen prim oranlarıyla ilgili olup, bu sigortalılıkta ödenmesi gereken prim oranı ,prime esas kazancın %32 sini oluşturmaktadır. Yani sigortalı, kendi hissesinin yanı sıra işveren hissesini de ödemektedir. 

 

d)Ayrıca iş kazası ve meslek hastalığı  primi tahsil edilmediğinden, kısmi sigortalı sanatçı, iş kazası ve meslek hastalığında SGK desteğinden yoksun kaldığı gibi, hastalığı sırasında çalışamadığı günler için SGK dan  iş göremezlik ödeneği de alamamaktadır. 

 

e)Açıklamalarımızdan da anlaşılabileceği üzere kısmi sigortalılık uygulamasında işverene herhangi bir maddi yük getirilmemiş ve tüm maddi koşullar sanatçı  üzerine yüklenmiştir.

 

f)Kısmi sigortalılık uygulamasında karşılaşılan bir diğer önemli sorun, SGK Giriş Bildirgesinin sigortalının üyesi olduğu ilgili meslek kuruluşunun yanı sıra işveren tarafından da onaylanması esasının getirilmesidir. 

İşverenler aktif sigortalılıkta olduğu gibi, büyük bir çoğunlukla, Kısmi Sigortalı Giriş Bildirgesini onaylamaktan kaçındıklarından ,bu uygulamadan yararlanabilen sanatçı sayısı da çok kısıtlı kalmış ve özellikle müzik, sinema ve tiyatro sanatçılarının sosyal güvenlik sorununa çözüm getireceği öngörülen bu sistem uygulamada da beklenen yararı sağlayamamıştır.

Bu durum SGK kayıtlarıyla da doğrulanmış olup, Kurum kayıtlarına göre, Ek 6.maddenin yürürlüğe 

                                                                                                                                             12/20

                                                                                                                                           

 

                                                                                                                                        2018/90

 

girdiği Mart 2011 ayından bu yana, Türkiye genelinde sayıları binlerde ifade edilen sanatçılardan ağırlıklı olarak  müzik,sinema ve tiyatro sanatçıları olmak üzere kısmi sigortalı olabilenlerin sayısı 2011 yılında 13,2012 yılında 201,2013 yılında 241,2014 yılında 223,2015 yılında 233,2016 yılında 172 ve 2017 yılında 140 sigortalı olup, kısmi sigortalılıkları devam eden sanatçıların sayısı 2011 yılı 4, 2012 yılı 99,2013 yılı 126 ,2014 yılı 137,2015 yılı 147,2016 yılı 127 ve 2017 yılı 127’ dir.

 

Buna göre  2011-2017 devresinde ancak 1223 sanatçının kısmi sanatçı sigortalısı statüsüne geçebildiği ve  2017 yılı sonu itibarıyla ülkemiz genelinde kısmi sigortalılığı devam eden  sanatçı sayısının sadece 127 olduğu görülmektedir. (Ek:129,130,131,132)

 

Sonuç olarak belirtmek gerekirse, sanatçıların sosyal güvenlik sorunlarına  çözüm getirmek amacıyla 6111 sayılı Yasayla 5510 sayılı Yasaya eklenen Ek 6.maddeyle öngörülen kısmi sigortalılık uygulaması da ne yazık ki sanatçıların sosyal güvenlik sorununa çözüm olamamıştır. 

                                                                                                                                      

Bu nedenlerle;

 

 -Kısmi sigortalılık uygulamasında işveren onayı ve kısmi süreli iş sözleşmesi uygulaması kaldırılmalı ve SGK Giriş Bildirgesinin sanatçının üyesi olduğu meslek kuruluşunca onaylanması yeterli olmalıdır.

 

-Kısmi sanatçı sigortalılarının aylık prim ödeme gün sayısı 20 gün olarak sabitlenmelidir.

 

-Kısmi sigortaya prim ödeyen sanatçılara raporlu oldukları süreler için iş göremezlik ödeneği verilmesi sağlanmalıdır.

 

-Kısmi sigortalı hizmetlerin aktif sigortalı çakışması durumunda, sadece çakışan günler iptal edilmeli ve  çakışma dışında kalan kısmi sigortalı hizmetlerin geçerli kılınması sağlanarak bu yolla sigortalıların ağır hak kayıpları önlenmelidir

MÜZİK VE SAHNE SANATÇILARININ ÇALIŞMA YAŞAMINDAN KAYNAKLANAN SORUNLARI

Mesleğin Öğrenilmesi ve Çalışma Süreleri

Sanat çalışması öncelikle yetenek gerektirir. Bir başka anlatımla “sanatçı olunmaz, doğulur” sözü abartı sayılmamalıdır.

Müzik alanında başarı için kuşkusuz sadece yetenek yeterli olamaz ve sanat çalışması yıllarca sürebilen ve  sabır gerektiren yoğun ve çileli  bir öğrenim süreci sonunda olgunlaşır.

Müzik sanatında öğrenme ve çalışma yaşamı çok erken yaşlarda başlamaktadır. Bu sanatçıların fiziksel olarak da yasada belirlenen ileri yaşlara kadar mesleklerini yapabilmeleri mümkün olmadığı gibi,  müzik ve sahne çalışmasında işitselliğin yanı sıra görsellik de büyük önem taşıdığından,  ileri yaşlarda iş bulma ve çalışma olanağı giderek azalmakta olup, bu ve benzeri nedenlerle müzik ve sahne sanatçılarının çalışma hayatı erken yaşlarda sonlanmaktadır.                                                                                                                                 

 

                                                                                                                                                  13/20                                                                                                                                  

              

                                                                                                                                         2018/90

       

Diğer yandan, başta müzik sanatı olmak üzere sinema ve tiyatro gibi sanat alanlarında diğer iş 

kollarında örneğine rastlanılmayan  ön hazırlık evreleri mevcuttur.

 

Ön hazırlık aşamalarında öncelikle icra edilecek eserin bireysel olarak çalışılması söz konusudur. Bu müzik alanında repertuara alınacak (yorumlanacak/icra edilecek eserin) bireysel olarak enstrüman veya 

ses çalışması, sinema ve tiyatro alanlarında  rol kişiliğinin canlandırılması ve repliklerin ezberlenmesi şeklinde gerçekleştirilir.

 

Daha sonra eserin  grup olarak provasının yapılması ve sahnede yorumlanacak hale getirilmesi  aşaması tamamlanır.

 

Müzik alanında bireysel çalışma adeta bir zorunluluktur. Bu zorunluluk öncelikle mevcut tekniğin gerilememesinden ve geliştirilmesinden kaynaklandığı gibi, ayrıca sık sık repertuar yenilenmesi ve güncellenmesinden de kaynaklanmaktadır. Yine repertuar güncellemesi nedeniyle müzik alanında grup provaları yoğunluk gösterir.

                                                                                                                                                   

Müzik, tiyatro ve sinema gibi sanat dallarında prova işin özüdür. Prova ,yapılacak işin aslına çok benzeyen hazırlığıdır

 

Müzik alanında ayrıca sahne çalışmasına başlamadan önce ses ve ışık sistemleri ile müzik enstrümanlarının sahnedeki kurulumu gerçekleştirilir. Kurulumdan  sonra enstrüman akortlarının ve  soundcheck işlemi (seslerin ayarlanması) vb gibi  ön hazırlıkların yapılması zorunludur.

 

Açıklanan hazırlık evreleri  yoğun bir çalışma gerektirir ve anılan sanatçıların izleyiciler önünde gerçekleştirdikleri canlı performansların temelini oluşturur.

 

Özetlemek gerekirse,sanatçılık,sanatçının neredeyse tüm emek ve zamanını sanatı için ayırmak zorunda olduğu ağır bir işçilik olup,raporumuz kapsamında açıklamaya çalıştığımız ağır çalışma koşulları nedeniyle, özellikle  müzik ve sahne sanatçıları erken yaşlarda  ruhsal ve  fiziksel yönden yıpranarak çökmekte ve  bu doğrultuda anılan sanatçıların ileri yaşlarda iş bulmaları zorlaşmakta hatta belirli yaşlardan sonra giderek olanaksız hale gelmektedir.

 

Bunun yanı sıra çok küçük yaşlardan itibaren müzik sanatçısı  olmak için uğraş veren,çaba gösteren müzik ve sahne sanatçılarının belirli bir yaştan sonra  başka bir meslek edinmeleri kolaylıkla mümkün olmadığından,bu sanatçıların 5510 sayılı Yasada belirtilen yaşlara kadar iş bulmaları ve çalışmaları da mümkün olmamaktadır.

 

Ayrıca  Kurum Genelgesinde de belirtildiği gibi,sanat işkolunda kayıt dışı çalışmanın yoğunluk göstermesi nedeniyle fiilen çalışılan süreler de genellikle kayıt dışı kaldığından, müzik çalışanları  sosyal güvenlik    ve  emeklilik haklarını elde etme konusundaki koşulları yerine getirememekte ve ömürlerinin son yıllarını yoksulluk ve sefalet içerisinde geçirmek zorunda kalmaktadırlar.

Sürekli  Gece Çalışmanın Etkileri

Müzik ve sahne sanatçılarının çalışma saatleri büyük bir çoğunlukla geceleri gerçekleşmektedir.

                                                                                                                                      14/20

 

                                                                                                                             2018/90

Bu nedenle, anılan sanatçılar, geceleri çalışıp gündüzleri uyuyarak hayatı adeta tersten yaşarken gece gündüz karışması nedeniyle topluma da uyum sağlayamadıkları gibi, insan organizmasına aykırı olarak güneşten yoksun kalındığı için, bu yaşam koşullarının psikolojik, sosyolojik ve biyolojik sorunları beraberinde getirdiği araştırma sonuçlarından anlaşılmıştır.

Buna ek olarak Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) kanser kolu Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (UKAA) geceleri çalışmayı “muhtemel kanserojen etkisi bulunanlar” listesine dahil etmiş bulunmaktadır.                                                                   

Geceleri yapay ışıkta çalışanlarda  melatonin hormonunun düşük olması, bilim insanlarınca gece çalışanlarda kanser olasılığının yüksek olduğu inancını geliştirmektedir.

Ayrıca vücudun doğal ritminin bozulmasının ,diğer önemli görevlerin yapılamamasına yol açabileceği, zamanlamanın çok önemli oluğu, hücre bölünmesi ve DNA onarımı gibi bazı oluşumların düzenli

zamanlarda oluştuğu ve yeterince uyumamanın bağışıklık sistemimizi saldırılara açık hale getirerek potansiyel kanser hücrelerine karşı mücadelede güçsüz kıldığı ve kalp krizi riskini artırdığı öne sürülmektedir. (Ek:133,134,135,136,137,138,139)

Yüksek Ses Düzeyine Maruz Kalmanın Etkileri

Müzik ve sahne sanatçıları yapılan işin gereği olarak elektronik yüksek volümlü (güçlü) ses sistemleri kullanmakta ve kaçınılmaz olarak elektronik ortamda müzik icrasından kaynaklanan yüksek ses düzeyine maruz kalmaktadır.                                                                                                                            

Yüksek ses düzeyinin insan sağlığı üzerinde bir çok olumsuz etki yaptığı bilinmekte olup, bu etkiler aşağıda sayılmıştır.

Araştırma sonuçları, gürültünün başta işitme kaybı olmak üzere; kaygı, depresyon, aktiflik, pasiflik, saldırganlık ,sinir bozukluğu, korku, tedirginlik, yorgunluk, zihinsel işlevlerde bozulma, içe kapanma, uykusuzluk, öfke, karamsarlık, davranış bozuklukları, yüksek tansiyon, hızlı kalp atışı ,stres hormonlarında artma ,vücut direncinde düşme ,hamilelik dönemlerinde ölü doğum, üreme sağlığına olumsuz etki, solunumun hızlanması, kas gerilmesi, dinleme ve anlama güçlüğü vb. gibi insan sağlığı üzerinde bir çok olumsuz etkiler yarattığını ortaya koymuştur. (Ek:140,141,142)

Işık Kirliliğinin Etkileri

 

Yapılan işin gereği olarak sahne ışıkları kullanılmakta olup, müzik ve sahne sanatçıları spot, projektör flaşör vb gibi sürekli yoğun ışık sistemleri ortamında görev yaptıklarından ışık kirliliğine maruz kalmaktadır. Işık kirliliğinin işitmeyi ve algılamayı olumsuz etkileme, kısa süreli körlükler ve kalıcı görme 

kaybı, melatonin hormonunda azalma gibi insan sağlığı üzerinde psikolojik ve fiziksel olarak olumsuz etkilerinin bulunduğu araştırma sonuçlarıyla kanıtlanmıştır. (Ek:143,144)

 

                                                                                                                          15/20

 

                                                                                                                         2018/90

Elektromanyetik Ortamın Etkileri

Müzik ve sahne sanatçıları, sürekli olarak sahnede kullanılan müzik ve ses cihazlarından kaynaklanan elektromanyetik ortamda görev yapmaktadırlar. 

Araştırma sonuçları, sürekli olarak elektromanyetik ortamda bulunmanın, erken yaşlardan itibaren kalp krizi ,bağışıklık sistemlerinde çöküş, sık sık hastalıklara maruz kalma, beyin kanaması ve kanser gibi hastalıkların oluşmasında  etkili olduğunu göstermiştir. (Ek:145,146) 

Alkol Buharının Olumsuz Etkileri

Müzik ve sahne sanatçıları büyük bir çoğunlukla alkol alınan ortamlarda görev yaptıklarından yoğun alkol buharına maruz kalmaktadırlar

Alkol buharı doğrudan kana karıştığı için, alkol solumanın içmekten çok daha zararlı olduğu, burun yollarını kurutarak insan vücudunu enfeksiyona açık hale soktuğu, bağımlılık yapabileceği, doğrudan alkol solumanın sinir hasarına, beyin şişmesine uzun dönemde bunamaya yol açabileceği yapılan araştırmalar sonucunda belirlenmiştir.

Müzik ve Sahne Alanındaki İş Riski:

Müzik ve sahne sanatçıları yapılan işin gereği zaman zaman elektrik çarpmasına maruz kalabildikleri gibi, alkollü ortamlarda görev yapılması nedeniyle,sık sık gelişen tartışma ve kavgalar sırasında müzisyenlerin de fiziksel şiddet nedeniyle yaralanmaları veya öldürülmeleri yine  silah kullanımı sonucu müzisyenlerin yaralanması veya öldürülmesi söz konusu olmaktadır.Konuyla ilgili birkaç örnek ekte sunulmuştur. (147,148,149)                                                                                                                   

Meslek Hastalıkları 

Öğrenme süreci de dahil, çok erken yaşlarda enstrüman kullanmaya başlayan müzisyenlerde, kullanılan enstrümana göre değişmekle birlikte, en sık aşırı kullanım sendromu olarak adlandırılan kas, tendon veya eklemler gibi çeşitli organların aşırı zorlanmasına bağlı sorunlar görülmekte olup, yapılan araştırmalara göre, profesyonel müzisyenlerin yüzde 65’i hayatlarının bir döneminde aşırı kullanım sendromundan dolayı kalıcı ağrı çekmektedir. Bunun yanı sıra, müzisyenlerde, bel ,boyun fıtıkları, sinir sıkışmaları, tendon iltihapları, kireçlenmeler ve istemsiz adale kasılmaları da görülebilmektedir.

(Ek:150,151,152,153,154,155,156)

İşkolundaki Yüksek İşsizlik ve İşsizliğin Nedenleri

Diğer iş kollarında olduğu gibi müzik ve sahne sanatları alanında da işsizlik sorunu önem taşımakta ve aşağıda açıklanan olumsuz gelişmeler nedeniyle bu daldaki işsizlik, ülkemizdeki işsizlik oranının çok üzerinde gerçekleşmektedir. Yeterli iş alanının olmamasının yanı sıra, müzik ve sahne alanında işsizlik oranının yükselmesine  neden olan etkenler aşağıda açıklanmıştır:                                                                                                                                                                                                                                      

a)İşkolunun özelliği nedeniyle sık sık işyeri değiştirmek durumunda kalınması sonucu , yeni bir işe başlayana kadar işsiz kalınan süreler.                                                                          16/20

 

                                                                                                                                 2018/90

b)Müzik sektöründe bilgisayar teknolojisinin çok yoğun olarak kullanılması ve bu kullanımın giderek artmasıyla, müzik guruplarında çalışan müzisyenlerin yerini bilgisayar teknolojisinin alması.

c)Ülkemiz müzisyenlerinden çok daha düşük ücret ve koşullarda çalışmaları nedeniyle tercih edilen ve özellikle ülkemizin turistik bölgelerindeki turistik belgeli konaklama ve eğlence yerlerinde çalışma vizeli veya kaçak olarak çalışan ve sayıları her geçen gün artan yabancı uyruklu müzik ve sahne sanatçılarının ülkemiz müzisyenlerinin yerini alması.

d)TRT, Opera, Senfoni, Koro, Askeri Bando, Belediye Orkestrası ve benzeri resmi kurumlarda görev yapan müzisyenlerin, Milli Eğitim Bakanlığında görevli müzik öğretmenleri ve sanatçı olarak görev yapmakta olan müzisyen ve solistlerin, konaklama ve eğlence yerlerinde sürekli ya da ekstra iş olarak adlandırılan günlük işlerde yaptıkları yasa dışı çalışmalar ve bu çalışmaların giderek yoğunlaşması.

e)Terör, doğal afet, ekonomik kriz, siyasi kriz, toplumsal olaylar, darbe, uluslararası ilişkilerde oluşan olumsuz gelişmeler ,olağanüstü haller vb nedenlerle müzikli etkinliklerinin iptali veya müzikli işyerlerinin sürekli yada geçici olarak kapanması/kapatılması.

Müzik ve Sahne İşkolunda Çalışma Koşulları ve Ücret Düzeyi

Müzik ve sahne çalışmaları işkolunun özelliği nedeniyle devamlılık göstermemekte, süreklilik taşıyan işyerlerinde çalışanlar da sık sık işyeri değiştirmek durumunda kalmaktadırlar.                                                                                                                     

İşyeri değişiklikleri sürecinde, sık sık boşta  kalındığından, doğal olarak bu sürelerde gelir elde etme olanağı bulunmamaktadır. 

Ayrıca günlük çalışma süresinin tamamı gece geçtiğinden, bu çalışmalar devletin denetimi dışında  kalmakta, bunun doğal sonucu olarak çalışma yasalarından kaynaklanan haklar elde edilememekte ve çalışmalar büyük bir çoğunlukla kayıt dışı olarak gerçekleşmektedir.

Nitekim, yukarıda bir kez daha belirtildiği gibi, 22.2.2013 gün ve 2013-11 sayılı SGK Sosyal Sigorta İşlemleri Genelgesinin 1.3-“Sanatçı,düşünür ve yazarlar” başlıklı bölümünün üçüncü paragrafında “….sanatçıların çalışma sürelerinin diğer meslek gruplarından farklılık göstermesi ve kayıt dışılığın fazla olması hususları da dikkate alınarak…” ibaresine yer verilmekle, güzel sanatlar alanında kayıt dışı çalıştırılmanın yoğun olduğu Kurum tarafından da kabul edilmektedir.

Kamuoyunca tanınan çok az sayıdaki müzik ve  ses sanatçısı bir yana bırakılırsa, müzik alanında uğraş veren besteci ve icracı müzisyenlerle sahne sanatçılarının büyük bir çoğunluğunun ortalama gelir düzeyi yoksulluk sınırının çok altında kalmaktadır.

SONUÇ,DEĞERLENDİRME VE TALEPLERİMİZ

Yukarıda açıklanan olumsuz koşul ve gelişmeler nedeniyle 506 sayılı yasada belirlenen emeklilik koşullarını yerine getirme olanağı bulamayan ve emeklilik haklarını ancak zaman zaman çıkarılmış olan borçlanmalar yoluyla kazanabilen müzik ve sahne sanatçılarının, 5510 sayılı Yasada belirlenen  58-60 yaş 7200-9000 gün ve giderek artarak 65 yaş 9000 güne ulaşan koşulları yerine getirerek bu hakkı elde etmeleri olanaksız derecede zor görülmektedir.                                                           17/20

 

                                                                                                                                 2018/90

Ayrıca bütün bu olumsuz koşullar altında çalışma yaşamlarını sürdüren müzik ve sahne sanatçılarının, aktif sigortalı olarak sosyal güvenliklerinin kendileri tarafından sağlanması hukuken ve maddi olarak mümkün olmadığı gibi ,maddi yetersizlik nedeniyle isteğe bağlı sigortalı olarak sosyal güvenliklerini sağlamaları kolaylıkla mümkün olamayacaktır.

Tüm bu olumsuz koşullar sonucunda, bir süre sonra ülkemizde müzikle uğraşan ve eser üreten insan sayısının giderek azalacağı ve bu gelişmenin de  ülkemiz müzik sanatının yansıra  kültür ve sanatımız açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı düşünülmektedir.

Nitekim, UNESCO’nun 27 Ekim 1980 tarihli 20.Oturumunda kabul edilen Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararının bir çok maddesinde çalışma ve sosyal güvenlik

koşullarının özel olarak düzenlenerek sanatçıların korunmaya alınması öngörülmüş olup, bu düzenlemeler de, yukarıda açıklanan görüşlerimizin UNESCO tarafından da doğrulandığını göstermektedir.

Sanatçıların bu beklentileri, onlara sunulacak bir lütuf olmayacağı gibi, Sosyal Hukuk Devletinin Temel İlkeleri ve Anayasanın “Sanatın ve Sanatçının Korunması” başlıklı 64 üncü maddesi gereğince bunun, Devletimizin sanatçılarımıza  karşı bir görevi olduğu düşünülmektedir.

                                                                                                                                          

Tüm bu nedenlerle; 

 

a)Sanatçılar için etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturuluncaya dek ,öncelikle sosyal güvenceden yoksun ileri yaştaki sanatçıların sosyal güvenlik ve emeklilik haklarını elde edebilmeleri için, 4056 sayılı Yasanının yürürlükten kalkmasından bu yana geçen yaklaşık 22 yıllık süre içerisinde kayıt dışı çalıştırılan sanatçıların  sigortasız geçen hizmetlerinin telafi edilebilmesi ve önceki borçlanma uygulamalarından kaynaklanan mağduriyetlerinin giderilmesi için, sanatçılarımıza yeni bir borçlanma hakkı verilmelidir.

 

b)Dava ekonomisi göz önüne alınarak, 4056 sayılı Yasa’ya göre yaptıkları borçlanma talepleri Kurum tarafından çeşitli nedenlerle reddedilen ancak Kurum aleyhine dava açmamış olan sanatçıların borçlanma talepleri Ombudsmanlığın tavsiye kararı doğrultusunda yeniden işlem tesis edilerek idari işlemlerle çözüme kavuşturulmalıdır.                                                                                                                                     

 

c)Kısmi Sigortalılık uygulamasında işveren onayı kaldırılarak ilgili meslek kuruluşunun onayı yeterli görülmeli,aylık prim ödeme gün sayısı 20 gün olarak sabitlenmeli, hizmetlerin çakışması durumunda, sadece çakışan günler iptal  edilerek çakışma dışında kalan kısmi sigortalı hizmetler geçerli kılınmalı 

ve bu sigortalılara da raporlu oldukları süreler için iş göremezlik ödeneği  ödenmesi  sağlanmalıdır.                                                                                                                   (Ek:157)

 

d)Toplumumuzun sosyal ve kültürel gelişimine çok önemli katkılar sağlayan Sanatçılarımızın yaşamlarını sanatçı kimliğine ve insan onuruna yakışır şekilde sürdürmelerine olanak sağlanması amacıyla, özgün çalışma koşulları esas alınarak etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulması ve bu kapsamda müzik, sinema ve tiyatro sanat dalları için sanatçılara fiili hizmet zammı (yıpranma) ve erken emeklilik hakkı tanınmalıdır.

                                                                                                                                           18/20

 

                                                                                                                             2018/90

Nitekim 9.Cumhurbaşkanı merhum Süleyman DEMİREL tarafından Sendikamızın talebi doğrultusunda,  sanatçılar için gerekli yasal düzenlemenin yapılması için dönemin Başbakanı merhum Bülent ECEVİT’e tavsiyede bulunulması talebimizin haklılığının önemli bir göstergesini oluşturmuştur. (Ek:158,159)                                                                                                                                     

Öte yandan ,yukarıda da açıkladığımız gibi, sayın Ahmet DAVUTOĞLU’ nun Başbakanlığı döneminde,64.Hükümetimiz tarafından hazırlanan Kültür Paketi kapsamında ,özel sektörde çalışan sanatçıların yoğun borçlanma talepleri dikkate alınarak,anılan sanatçılara sigortasız geçen çalışma sürelerini borçlanma hakkı verilmesi öngörülmüş ve bu gelişme,  2016 yılının Nisan ayında önce  Kültür ve Turizm Bakanı sayın Mahir ÜNAL  ve sonra da Başbakan  sayın Ahmet DAVUTOĞLU tarafından  kamu oyuna  açıklanmıştır.

 

Söz konusu Kültür Paketinin bizzat dönemin Başbakanı tarafından da kamu oyuna açıklanmasıyla  umutlanan müzik,sinema ve tiyatro sanatçıları, kendilerine  vaat edilen borçlanma hakkının bir an önce tanınmasının bekleyişi içerisine girmişlerdir.

 

Özellikle Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 13.07.2015 tarihli TÜMSİAD konuşmasındaki “…sanatçılarımız ve sporcularımız milletimizin önemli bir parçasıdır.Sanatın ve sporun toplum üzerindeki etkisi ortada iken onları ihmal etmemiz, onlardan uzak durmamız,

onları yok saymamız mümkün değildir.Biz sonuna kadar sanatçılarımızın ve sporcularımızın yanında yer alacağız...” şeklindeki ve Başbakan sayın Binali YILDIRIM’ ın 04.04.2017 tarihli Dolmabahçe konuşmasındaki “…Hükümet olarak  her zaman sanat ve sanatçının yanında olacağımızı bir kez daha bu vesileyle ifade etmek isterim…”şeklindeki açıklamaları ve buna ek olarak Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın ve Başbakanlar sayın Ahmet DAVUTOĞLU ve sayın Binali YILDIRIM’ ın sanat ve sanatçının toplum yaşamındaki önemi ile  sanat ve sanatçıya sahip çıkılması konusundaki olumlu görüşlerini yansıtan ve ekte sunulan kupür ve videolarda yer alan  açıklamaları sanatçılarımızın beklentilerini giderek artırmıştır.

 (EK-160,161,162,163,164,165,166,167,168,1669,170) 

 

Yukarıda açıklanan taleplerimizin, sanatçıların hakkı olduğu kadar, Anayasamızın Sanatın ve Sanatçının Korunması başlıklı 64 üncü maddesi ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) Genel Konferansının 27 Ekim 1980 tarihli oturumunda kabul edilen Sanatçının Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı doğrultusunda Devletimizin sanatçılarımızın haklı talepleri konusunda gerekli desteği sağlayacağı düşünülmektedir.

 

Sayın Bakan,

 

Randevu talebimizin  Makamınızdan karşılık bulmaması  nedeniyle, şahsınıza arz etmeyi amaçladığımız  bu raporumuzu posta ile göndermek durumunda kalmış bulunuyoruz.

 

Yukarıda saydığımız taleplerimizin Makamınızca da uygun bulunması halinde,bu konularda gerekli yasal  düzenlemelerin yapılması kuşkusuz belirli bir zaman gerektirecektir.

 

Bu nedenle, sosyal güvencesizlik nedeniyle  çok zor koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çalışan  ileri yaştaki müzik, sinema ve tiyatro sanatçılarının bir an önce sosyal güvenlik ve emeklilik hakkına 

 

                                                                                                                                          19/20

 

 

                                                                                                                                            2018/90

 

kavuşturulması  için, öncelikle  sanatçılara borçlanma hakkı verilmesi sanatçılarımız açısından yaşamsal önem taşımaktadır. 

 

Borçlanma beklentilerinin karşılanmasıyla, sayın Ahmet DAVUTOĞLU Hükümetince Kültür Paketi kapsamında sanatçılara yapılan vaat yerine getirilmiş olacağı gibi ,ayrıca UNESCO Kararları ile Anayasanın 64.maddesinin amir hükümleri doğrultusunda, Devletimizin de anayasal yükümlülüğünü yerine  getirmiş olacağı düşünülmektedir.

 

Sanat ve sanatçısına sahip çıkmayan ve korumayan toplumların evrensel değerlere katkıda bulunamayacağı ve bu toplumların evrenselliğe ulaşamayacağı,çağdaş toplum olmanın sanat ve sanatçıya sahip çıkmak ve korumakla olanaklı olduğu düşünülmekte olup,özellikle sayın Başbakan ve sayın Cumhurbaşkanının sanat ve sanatçılarımıza gösterdikleri ilgi ve ekli CD’de sunulan açıklamalarından cesaret alarak talebimizi Makamınıza iletmek gereği duyulmuştur.

Sanatçılara  borçlanma hakkı verilmesi konusundaki talebimizi bilgilerinize sunar, gerekli desteği  sağlamanız umut ve dileğiyle, gereğini takdir ve tensiplerinize arz ederim. (Ek-171)

 

Saygılarımla,

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mehmet ÇIRIKA                                         

Genel Başkan

 

 

 

 

 

 

 

EKİ: Bir adet CD (9 sayfa Ek Listesi ve 171 adet ek kayıtlıdır)                        

 

 

 

 

                                                                                                                                 20/20        

 

 

 

 

 

 

 

1)Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun  21.04.2016 tarihli Kültürel Kalkınma Programı

   Kültür  Paketi Açıklaması

 

“…Bu sefer mümkün olan en doğru tanım ile sanatçılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak                  imkanları alıcaz isteğe bağlı emeklilik talebi hep gündeme geliyordu bunu yapmaya gayret edeceğiz….Biz iki taraf değiliz yani devlet bir şey lütfedecek sanatçıya, sanatçıda bir şey talep edecek gibi görmeyin.Mümkün olsaydı her birimiz bir sanat icra etmek isterdik.Yani bundan daha üstün bir meziyet yoktur.O bakımdan sanatçılarımızın korunması, haklarının korunması, hayatlarının kolaylaştırılması sanatı icra ederken imkanlarının iyileştirilmesi bizim en temel yaklaşımımız …Hayatlarını sanata adamış sanatçılarımıza kolay emeklilik sağlayarak sanatlarını icra edemedikleri dönemde de rahat bir hayat sürdürme imkanı sağlamayı öngörüyoruz…”           

 

2)Başbakan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Beşiktaş Çalışma Ofisinde 20.02.2010 

    Tarihli Sanatçılar Toplantısında Yaptığı Konuşması

"…Sanatçılarımız, engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el atsınlar, elini taşın altına koysunlar. Bunu arzuluyor, bunu diliyoruz. Zira sizin türkü ve şarkılarınız, sağır duvarları aşacak güce sahiptir…Bu ülkenin, bu milletin bu toprakların sesi nefesi olmuş, neşemizi ve kederimizi gönül lisanıyla tercüme ederek kitlelere ulaştırmış, böylesine seçkin topluluğa, sanata dair alımlı ve teorik cümlelerle hitap etmeyi açıkçası gereksiz görüyorum… Siz değerli sanat insanlarının ülkemizin ve milletimizin her türlü sorununun, sıkıntısının yüreğinizin derinliklerinde hissettiğinize şüphem yok…Nitekim gönül pınarınızdan çağlayan nağmeler, esintiler, şarkı olarak, türkü olarak farklı farklı sanat normlarında en güzel şekilde tezahür ediyor. Bugün burada bulunan siz değerli sanatçılarımız, ürettiğiniz son derece kıymetli eserlerle zaten duygularınızı tarihe kayıt düşecek şekilde ortaya koydunuz, koymaya da devam ediyorsunuz. Söz uçar yazı kalır derler. Ama bu topraklarda söz, sezgiyle ve duyguyla kaynaştığı zaman bin yılların ötesine ulaşacak bir kudrete kavuşur. Şair Baki, en güzel şekilde ifade etmiştir: ’Avazeyi bu aleme Davut gibi sal, baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş… Ve sanat eseri hiç şüphesiz sanatçının nefes alıp verdiği toprakların rengiyle, kokusuyla, diliyle ve elbetteki duygusuyla yoğrulmuştur. Türkülerimizin, şarkılarımızın, bestelerimizin ve güftelerimizin sözleriyle ifade ettikleri anlamlarının çok ötesinde duygusal bir içerik taşıdıklarını hepimiz biliyoruz. Sanatçı bir açıdan da başkalarının diyemediklerini, söyleyemediklerini, izah edemediklerini, tarif edemediklerini duygularıyla anlatabilen kişidir. Sanatçı, insanların kavrayışından çok gönlüne hitap eder. Sözünü de, bestesini de gönülden söyler. Onun içindir ki sanatçıyla ait olduğu toplum arasında görünmez bir gönül bağı vardır. Sanatçı, siyasetin ve sokağın günlük diliyle asla yetinmez. Zira sanatçı, söz sanatının uçsuz bucaksız bahçelerinde gezinirken kimsenin göremediği çiçekleri görebilir ve onları bir buket halinde topluma sunabilir. Bir sanatçının yüreğinden dökülen tek bir dize yaşanmış olanları ve yaşananları başka bir söze mahal bırakmayacak şekilde, derecede izah etme gücüne sahiptir… Bu ülkenin bütün türküleri, şarkıları, bu toprakların her şeyini, fakat her şeyini yansıtacak kadar güç ve bilgelik taşıdığına bütün kalbimle inanıyorum. İşte onun için buna sanatçı duyarlılığı diyoruz. Onun için sanatçılarımızın bir adım öne çıkmasını istiyoruz. İşte onun için sanatçılarımız, engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el atsınlar. Ellerini taşın altına koysunlar. Bunu arzuluyor, bunu diliyoruz. Zira sizin türkü ve şarkılarınız, sağır duvarları aşacak güce sahiptir. Sizin ezgileriniz, kalplere, gönüllere ulaşabilecek yeteneğe sahiptir. Sizin samimi çığlığınız, içten gelen haykırışınız, buzulları eritecek, Ferhat gibi dağları delerek Şirin’e ulaşacak etkiye sahiptir. Sizin dudaklarınızdan ve kalplerinizden çıkan o sıcacık ezgiler, taşlaşmış yüreklere, duygusuz bedenlere, susuz kalmış çöllere nüfuz edebilecek kudrete sahiptir…”     

                                                                                                                                                     1/4

 

 

 

 

 

 

 

 

3)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 03.12.2014 tarihli 2014 yılı Kültür ve

    Sanat  Ödülleri Konuşması

       

  “…Toprağın üzerindeki ulu çınarları görmeye gözetmeye onları her zaman teşvik etmeye takdir etmeye devam edeceğiz.Biz biliyoruz ki kimse görmese de kimse takdir etmese de sanat sanattır, sanatçı da sanatçıdır.Biz görenlerden gösterenlerden takdir edilmelerini teşvik edilmelerini temin edenlerden olacağız…..Az önce burada ifade ettiler orda kimse var mı diye sormuştu.Evet burada olduğumuzu ve inşallah hep yanınızda olacağımızı hatırlatmak istiyorum…”

 

4)Cumhurbaşkanı sayın  Recep Tayyip Erdoğan’ın 13.07.2015 Tarihli TÜMSİAD Konuşması   

      

  “…sanatçılarımız ve sporcularımız milletimizin önemli bir parçasıdır.Sanatın ve sporun toplum üzerindeki etkisi ortada iken onları ihmal etmemiz, onlardan uzak durmamız, onları yok saymamız mümkün değildir.Biz sonuna kadar sanatçılarımızın ve sporcularımızın yanında yer alacağız...”

 

5)Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun  21.04.2016 Tarihli Kültürel Kalkınma

   Proğramı Kültür Paketi Açıklaması

 

“…Bu sefer mümkün olan en doğru tanım ile sanatçılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak imkanları alıcaz isteğe bağlı emeklilik talebi hep gündeme geliyordu bunu yapmaya gayret edeceğiz….Biz iki taraf değiliz yani devlet bir şey lütfedecek sanatçıya, sanatçıda bir şey talep edecek gibi görmeyin.Mümkün olsaydı her birimiz bir sanat icra etmek isterdik.Yani bundan daha üstün bir meziyet yoktur.O bakımdan sanatçılarımızın korunması, haklarının korunması, hayatlarının kolaylaştırılması sanatı icra ederken imkanlarının iyileştirilmesi bizim en temel yaklaşımımız …Hayatlarını sanata adamış sanatçılarımıza kolay emeklilik sağlayarak sanatlarını icra edemedikleri dönemde de rahat bir hayat sürdürme imkanı sağlamayı öngörüyoruz…”

6) Cumhurbaşkanı sayın  Recep Tayyip Erdoğan’ın 19.06.2016 Tarihli Sanatçılar ve 

    Sporcular  İftar Yemeği Konuşması

 

“…Değerli kardeşlerim teknolojideki gelişmeler sayesinde medyanın artık her bireyin cebine kadar girdiği bir dünyada sanat ve spor giderek büyük ehemmiyet kazanıyor.Sanatçılar ve sporcular bir ülkenin bir milletin en önemli softpower değerleridir…”

7) Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 28.12.2016 Tarihli Kültür ve Sanat 

     Ödülleri Konuşması

 

“…Kültür sanat ve ilim insanlarımızın ülkemize katkıları güvenlikten ekonomiye sağlıktan spora kadar diğer alanlardaki hizmetlerden daha az daha aşağı görülemez.Esasen kültür sanat alanında gelişemeyen bir ülkenin gerçek manada bağımsız olabilmesi en azından bağımsızlığını sürdürebilmesi mümkün değildir.Ülke olarak maalesef bu gerçeği yeteri kadar idrak edemediğimizi kabul etmek mecburiyetindeyiz.Sadece yeni değerler yetiştirmek noktasında değil ,sahip olduğumuz kıymetleri küresel düzeyde anlatma ve büyük kitlelerin onları tanımalarını onlardan etkilenmelerini temin konusunda da kat etmemiz gereken çok mesafe var.Cumhurbaşkanlığı olarak marifet iltifata tabidir sözünden hareketle hiçbir saplantıya kapılmadan tamamen kültür sanat ve ilim insanlarımızı takdir ve teşvik amaçlı bu ödülleri veriyoruz.sadece iki alanda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamamış olmaktan 

                                                                                                                                                       2/4

 

dolayı fevkalade üzgünüm.Bunlardan biri eğitimdir diğeri kültür sanattır.Önümüzdeki dönemi bu iki alanı önceliklerimizin en başına çıkarmak mecburiyetinde olduğumuza inanıyorum.Eğitimle kalıcı hale   getirilmemiş kültür sanatla tahkim edilmemiş bir kalkınmanın bizi götüreceği yer zevksizliktir, sevgisizliktir, karanlıktır.Nitekim bununun sancılarını her alanda yaşıyoruz.Değerli misafirler, bugün burada ödül tevdi edeceğimiz kültür ,sanat,ilim insanlarımızın her biri ülkemiz için işte böyle büyük bir anlama sahiptir.Kendi alanlarında gerçekten çok önemli başarılara imza atmış bu değerlerimiz gelecek nesiller için birer kutup yıldızıdır birer rehberdir…”

8)Başbakan sayın Binali Yıldırım’ın 04.04.2017 Tarihli Dolmabahçe Konuşması

“…Hükümet olarak  her zaman sanat ve sanatçının yanında olacağımızı bir kez daha bu vesileyle ifade etmek isterim…”

9)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 12.06.2017 Tarihli Sanatçılar ve  

    Sporcular  İftar Yemeği Konuşması

 

“…Tabii ki bizim için önemli olan şu, sporcu hepsinden öte sanatçı sanatkar bu ülkenin birliği beraberliği için en önemli bizim dinamik unsurlarımızdır ve dikkat edersiniz idealleşeme de ideal insan tiplerimiz hep buralardan seçilir.Siyasetçinden sanatçıdan sporcudan bakarsınız gençlik kendine idoller oluşturur…”

 

10)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Odunpazarı Modern Sanat Müzesi’nin

     Temel Atma Töreni Konuşması

 

“…Değerli dostlar ülkelerin ve toplumların gücü neyle ölçülür diye sorulursa burada benim altını çizerek ortaya koyacağım tespit şudur.Kültür ve sanatı ilk sıralara yerleştirmekte asla tereddüt etmem.Birinci sıra budur.Bugün küresel güç olarak gördüğümüz ülkelere baktığımızda, onları günlük hayatımızın her 

alanında asıl karşımıza çıkartanın kültür ve sanat ürünleri olduğunu görürüz.Belirli bir maddi güce ulaşmış her kişi her kurum her devlet çok doğru bir şekilde önce kültür ve sanat alanında bi defa ciddi adımlar attıkları sürece Türkiye’nin hem dünyadaki yeri çok daha güçlü olacak hem de ülke içerisinde başta gençlik olmak üzere onların da ufku buna göre gelişecek genişleyecektir.Bu bakımdan kültüre ve sanata yapılan her yatırım bizi heyecanlandırıyor ve  mutlu ediyor...”

 

11)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 22.02.2018 Tarihli Kültür ve Sanat 

     Ödülleri Konuşması

 

“…her biri ayrı bir kıymet olan sanatçılarımızın eserleri ile milletimizin gönlünde edindikleri müstesna yeri bugün vereceğimiz ödüllerle devlet adına da tescil etmiş oluyoruz.Sevgili dostlar, bu tür ödüller kendi alanlarında zaten şevkle gayretle heyecanla coşkuyla çalışan üreten insana dair en önemli yetenek olan eser ortaya koyma becerisini gösteren kültür ve sanat insanlarımıza millet ve devlet olarak 

teşekkürümüzün şükranımızın bir ifadesidir.Ödül için çalışılmaz ama yapılan güzel işlerin ödüllendirilmesi de bir vefa borcudur.Milletler için kültür ve sanat en az ekonomi ve savunma sanayi kadar önemlidir.Ekonomi ve savunma sanayi sizin Dünyanın somut güçleri ile olan ilişkinizde belirleyicidir ama kültür ve sanatta somut olmayan unsurlar karşısındaki konumunuzu tayin eder.Bu ikisi birlikte bir ülkeyi ve milleti yükseltir.Nasıl tek kanatla kuşta uçakta havalanamazsa bunlardan birinde geri kalan toplumlarda hedeflerine ulaşamazlar.Türkiye’nin 2023 hedeflerinin somut unsurları için gece gündüz çalışırken kültür ve sanatı da asla ihmal edemeyiz…”

                                                                                                                                          3/4

 

 

 

 

 

Ek-170)Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 31.03.2018 Tarihli İstanbul  

             Yeditepe  Bienali Açış Konuşması

 

“…İşte sanat Allahın insana bahşettiği güzellikleri arama, bu güzelliklere ulaşma yolculuğunun adıdır. Üstad öyle diyor.Sanat Allah’ı aramakmış meğer diyor.Sanat, insanın dünya hayatını yine Allahın kuluna bahşettiği yetenek ve kabiliyetlerle güzelleştirme çabasının ürünüdür.Niye ,sanatı olmayan bir milletin evet şah damarı kopmuş demektir.Sanat ve kültürle güçlü olursunuz.ekonominiz ne kadar güçlü olursa olsun ,eğer sanatta kültürde yoksanız dünyada  da yoksunuz.Ülkemizin kültür ve sanat hayatına değer katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü eseri sahiplenmenin çabası içinde oluruz.İnşallah bu şekilde de yolumuza devam edeceğiz.Birileri gibi bu ülkenin değerlerini ideolojisine, siyasi kimliğine veya dünya görüşüne göre ayırmayacak tüm renkleri ile tüm çeşitleri ile bütün zenginliği ile sanat dünyamızı kucaklamayı sürdüreceğiz.Bu ülkenin kültür ve sanat hayatına katkı sunan,değer katan nitelikli eserler üreten herkesin başımızın üstünde yeri vardır…”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                          4/4

 

 

 

 

 

      

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EK BELGE LİSTESİ VE EK BELGELER

 

Ek:1)İlgi (a) da kayıtlı yazımızın örneği.(4 sayfadır)

Ek:2)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 27.02.2016 gün ve 57405428-20199-4/A.MVZ./  

         E./HİZ/ZY/1209965 sayılı yazısının örneği.

Ek:3)İlgi (c) de kayıtlı yazımızın örneği (7 sayfadır)

Ek:4)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 12.01.2017 gün ve 57405428-201.99-E.216199 sayılı   

         yazısının örneği.

Ek:5)İlgi (e) de kayıtlı yazımızın örneği (12 sayfadır)

Ek:6)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 24.02.2017 gün ve 57405428-201.99-E.1054352

          sayılı yazısının örneği.(2 sayfadır)

Ek:7)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğüne verilen 02.03.2017 gün,2017/59 sayı ve  2793.06

         varide  numaralı yazımızın örneği.

Ek:8)14.09.2017 gün ve 2017/213 sayılı yazımız.

Ek-9)Cem Karaca Aç Öldü Sabah Gazetesi 13.08.2012 (2 sayfadır)

Ek-10)Yoksul Sinema Sanatçıları İçin 1 Milyon TL Toplandı Milliyet 16.02.1975 Sayfa 1-10 (2 sayfadır)

Ek-11)Osman Gidişoğlu da Emekli Olmadan Gitti Habertürk Gazetesi 23.02.2013 Sayfa 12 .

Ek-12)Birsen Armağan Otel Odasında Ölü Bulundu Milliyet Gazetesi 21.01.1979

Ek-13)Birsen Armağan'ın Cenazesini Arkadaşları Kaldırdı  Milliyet Gazetesi24.01.1979

Ek-14)Birsen Armağan 2 Defa Öldü- 02.02.1979 Hafta Sonu

Ek-15)Yeşilçamın Ünlülerinin İbretlik Sonları Sabah Gazetesi 12.02.2016. (22 sayfadır)

Ek-16)Bazı Sanatçılar Çok Sefil Haldeler Günaydın Gazetesi 02.10.2009 Sayfa-3 

Ek-17)Bir Sanatçının 1300 Liraya Geçindiği Ülke Yurt Gazetesi 19.12.2016 (4 Sayfadır)

Ek-18)Eski Şöhretler Ekmeğe Muhtaç 13.06.2009

Ek-19)Bir Sanatçının Dramı Milliyet Gazetesi 29 Ekim 1997 Sayfa 15

Ek-20)Behiye Aksoy'un Mezarı Satılıyor Ulusal Kanal 03.06.2014 (2 Sayfadır)

Ek-21)İbrahim Tatlıses Heyet Raporuyla Malulen Emekli Oldu Cumhuriyet Gazetesi 17.03.2017

Ek-22)Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Halit Akçatepe’nin Vefatıyla İlgili Tv Konuşması  ( 31.03.2017)

 

“…Bakın 2002 yılında türkiye’de 9 tane film çevrildi 9 yerli film çevrildi 2016 da 139 yerli film çevrild.i 40 milyon 50 milyon bunlar sembolik görülebilir sinemaya verdiğimiz destekler var.Biz tam sinemaya verdiğimiz desteklerden bahsederken Halit Akçatepe rahmetli olmuş .Türk sinemasının iyilerinden Allah gani gani rahmet eylesin.şimdi mesela Halit Akçatepe ,bizim telif kanunlarımızdaki sorunlar  sebebiyle, pek çok sanatçı, son yıllarını yoksulluk ve yoksunluk içinde geçiriyorlar.Mesela  televizyonlarda filmleri oynuyor ama para alamıyorlar onlar. yapımcılarda kalmış Halit Akçatepe de onlardan biriydi.Ama çok şükür bizim haberimiz olduğu için şartlarından Kültür Bakanlığı olarak ,Devlet olarak gereken yapıldı onunu için müsterihiz ama Allah rahmet eylesin. Türk Sineması son dönemde uluslararası festivallerde pek çok ödüller aldı.o ödül alan filmlerin hemen hemen tamamı Kültür Bakanlığı destekli filmlerdir…”

 

Ek-23)Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın Halit Akçetepe Açıklaması 31.03.2017 Haberler Com

Ek-24)2167 Sayılı Kanunla 506 Sayılı Kanuna Eklenen Ek 10.Madde

Ek-25)5510 Sayılı Kanunun 4.Maddesinin 2.Fıkrasının (b) Bendi

Ek-26)5510 Sayılı Kanunun 5754  Sayılı Kanunla Değişik 4.Maddesinin 2.Fıkrasının (b) Bendi

Ek-27)Operadaki Sanatçılar İçin Emeklilik Düzenlemesi Yapılıyor T 24 28.06.2016 (3 Sayfadır)

Ek-28)11.07.1978 Yayım Tarihli ve 2167 Sayılı Yasanın 13.Maddesi (506 Sayılı Yasa

           Geçici 8.Madde)

Ek-29)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığı Tahsis ve Mevzuat İşlemleri Kitabı Ekim-2004 Sayfa-101

 

                                                                                                                                                              1/9

 

 

 

 

Ek-30)Emeklilik İçin Borçlanma Süresi Çarşamba Günü Bitiyor Milliyet Magazin 08.07.1979 

           Sayfa 16

Ek-31)İki Bakan, Emekli 68 Sanatçıya Çeklerini Verdi Milliyet 17.04.1979 S-1

Ek-32)Sigortasız Sinema Emekçileri İçin Kampanya Açıldı Milliyet Gazetesi 13.12.1979 Sayfa 7

Ek-33)Garip Ama Gerçek Sinema Sanatçıları Emekli Olamıyor 5.Gün Erman Şener Milliyet 

           Gazetesi 28.12.1981 (2 Sayfadır)

Ek-34)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığı Tahsis ve Mevzuat İşlemleri Kitabı Ekim-2004sayfa-102

Ek-35)337 Sanatçı Borçlanarak Emekli Olacak Milliyet 03.06.198

Ek-36)SSK ,6 Yıl Önce Emekli Olan Rejisörden 194 Bin Lira İstiyor Milliyet Gazetesi  30.01.1984 

          Sayfa-3

Ek-37)Kültür ve Turizm Bakanı Taşçıoğlu Hiçbir Sanatçı Açlıktan Ölmeyecek Milliyet 23.01.1986 

           sayfa  9

Ek-38)SSK Genel Müdürlüğünün 03.08.1987 gün ve 12-16 Ek Sayılı Genelgesi

Ek-39)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığı Tahsis ve Mevzuat İşlemleri Kitabı Ekim-2004 

          Sayfa-102-103 (2 Sayfadır)

Ek-40)Ankara 2.İş Mahkemesinin 08.03.1989 gün ve 1988/926 E. 1989/126 K. sayılı  kararı                 

Ek-41)Yargıtay 10.HD.nin 6.6.1989 gün ve 1989/3439 E. 1989/5048 K. Sayılı kararı

Ek-42)Ankara 2.İş M Kararı 24.6.1989 gün ve 1989/1703 E. 1989/6853 K. sayılı kararı

Ek-43)Yargıtay 10.HD’in 5.10.1989 gün ve 1989/6266 E. 1989/6853 K sayılı kararı

Ek-44)SSK Genel Müdürlüğünün 12-32 Ek Sayılı Genelgesi

Ek-45)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığının 25 Mart 1991 gün ve 237717 Sayılı Yazısı

Ek-46)Ankara 5.İş Mahkemesinin 14.12.1989 gün ve 1989/3880 E. 1990/1672 K Sayılı Kararı 

           (2 Sayfadır)

Ek-47)Yargıtay 10.HD nin 12.12.1991 gün ve 1990/12519 E 1991/10584 K. Sayılı Kararı

Ek-48)SSK Genel Müdürlüğünün 21.12.1994 gün ve 12-58 Ek Sayılı  Genelgesi ve Ekleri (6 Sayfadır)

Ek-49)Ali Rahmi BEYRELİ' nin Soru Önergesi TBMM Tutanak Dergisi S-225 Birleşim-60 25.2.1997

           Oturum-1 (2 Sayfadır)

Ek-50)SSK Genel Müdürlüğünün 12-64 Ek Sayılı Genelgesi ve Ekleri (5 Sayfadır)

Ek-51)SSK Genel Müdürlüğünün 05.07.1995 gün ve 22334 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 

          3 Seri Nolu Genel Tebliğ ve Ekleri (4 Sayfadır)

Ek-52)SSK Teftiş Kurulu Başkanlığının 1995-7 Sayılı İç Emri (5 Sayadır)

Ek-53)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığının 13 Ekim 1995 gün ve  736592 Sayılı Yazısı.

Ek-54)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığının  26.12.1995 Tarihli Genel Yazısı

Ek-55)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığı Tahsis ve Mevzuat İşlemleri Kitabı Ekim-2004 Basım

           Sayfa-103,104,105 (3 sayfadır)

Ek-56)Danıştay 10. Dairenin 2.2.1999 gün ve 1996/8398 E. 1999/353K. Sayılı kararı  (7 Sayfadır)

Ek-57)Danıştay 10.Dairenin 6.5.1999 gün ve 1996/9346 E. 1999/2359 K. Sayılı Kararı (7 Sayfadır)

Ek-58)Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 4.11.1999 gün ve 1999/957 E Sayılı Kararı 

           (2 Sayfadır)

Ek-59)Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.09.1998 gün ve 1998/21-619 E. 1999/644 K.

           Sayılı Kararı (8 Sayfadır)

Ek-60)Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.09.1998 gün ve 1998/21-644 E. 1999/633 K.

            Sayılı Kararı (7 Sayfadır)

Ek-61)SSK Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin 25 Kasım 1996 gün ve 829662 Sayılı Yazısı

           (2 Sayfadır)

Ek-62)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığının 23.07.1999 gün ve 12-98 Ek Genelgesi

Ek-63)Ankara 7.İş Mahkemesinin 22.06.2011 gün ve 2009/1133 E. 2011/428 K. Sayılı  Kararı

           (3 Sayfadır)

Ek-64)Yargıtay 10.HD’nin 22.06.2011 gün ve 2009/12549 E. 2012/19714 K. Sayılı  Kararı (3 Sayfadır)

Ek-65)Yargıtay 21.HD’nin 19.11.2012 gün ve 2011/2269 E. 2012/20431 K. Sayılı Kararı (3 Sayfadır)

 

 

                                                                                                                                                             2/9

 

 

Ek-66-1)Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığının 11.02.2015 gün ve 2014/3514 Şikayet

               nolu Kararı (9 Sayfadır)

Ek-66-2)Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığının 11.02.2015 gün ve 2014/3514 Şikayet

               nolu Kararı (9 Sayfadır)

Ek-67)03.07.2015 gün ve 2015-19 Sayılı SGK Genelgesinin 3-Sanatçı Borçlanması  İşlemleri

             başlıklı Alt Bölümü

Ek-68-1)Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığının 18.03.2016 gün ve 2015/4743 Şikayet

           nolu Kararı (14 Sayfadır)

Ek-68-2)Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanlığının 18.03.2016 gün ve 2015/4743 Şikayet

               nolu Kararı (15 Sayfadır)

Ek-69)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 30.12.2016 gün ve 57405428-201.99-E.7098963 

           Sayılı Yazısı (2 Sayfadır)

Ek-70)Sait ERORHAN SGK Sıhhiye SGM Sanatçı Borçlanması Başvurusu 31.10.2016

Ek-71)SGK Sıhhiye SGM'nin 10.11.2016 gün ve 24033795-719-21399564 (14.808.523) Sayılı Yazısı

Ek-72)Müzik-Sen,SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sanatçı Borçlanması Yapan Sanatçı 

           sayısı Hk

Ek-73)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 13.01.2014 gün ve 70133295-44359524-ÜK-

          19260500  Sayılı Yazısı

Ek-74)Müzik-Sen, SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü  Sanatçı Borçlanması Yapan Sanatçı 

            sayısı Hk

Ek-75)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 18.6.2014 gün ve 92150556-ÖA-9034238 Sayılı

           Yazısı

Ek-76)SSK Genel Müdürü KILIÇTAROĞLU Yanıt Veriyor  Hürriyet Gazetesi Yalçın Bayer 

           03 Mayıs 1995

Ek-77)Sinemacılar Dertli Milliyet Gazetesi 29 Temmuz 1995 Sayfa 19

Ek-78)Sazını Kapan SSK'Ya Koşuyor Sabah Gazetesi Ekonomi Sayfası 21 Kasım 1995

Ek-79)Sanatçıya Emeklilik Müfettişte Hürriyet Gazetesi 28 Kasım 1995 Sayfa 9

Ek-80)Çalışma Bakanı KUL, 38 Bin Sanatçı Mı Varmış Olamaz Bugün Gazetesi 30.11.1995 

            Sayfa 12 

Ek-81)Sanatçılar Bu Kez Çalışma Bakanı KUL'a Takıldı Sabah Gazetesi 12 Ocak 1996 

            Ekonomi Sayfası 

Ek-82)Çalışma Bakanı Mustafa KUL Düğünde İyi Oynayan Sanatçıyım Diyor Hürriyet Gazetesi 

           20 Ocak 1996 Sayfa 9 

Ek-83)Starlara Emekli Maaşı Milliyet Gazetesi 21.11.1997 Yaşam Sayfa 2

Ek-84)Sanatçı Borçlanması TİSK'i Kızdırdı Posta Gazetesi 24 Aralık 1997 Sayfa 7

Ek-85)Sanatçılara Bir Darbe de TİSK'ten Akit Gazetesi 25 Aralık 1997 Sayfa 11

Ek-86)Müzik-Sen Kazandı Sanatçı Borçlanmalarına SSK Çözüm Getirdi Türkiye Gazetesi

           09 Ağustos 1999  Sayfa 17

Ek-87)Kemal KILIÇDAROĞLU’ndan Borçlanma Kanunu Teklifi  “Tecavüzcü Coşkun'da Emekli 

           olabilecek” Star Gazetesi 01 Mayıs 2005 Sayfa 10

Ek-88)26.01.2013 gün ve 28540 sayılı Resmi Gazete Kupürü.

Ek-89)30.07.2013 gün ve 28723 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-90)29.01.2014 gün ve 28897 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-91)25.07.2014 gün ve 29071 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-92)24.01.2015 gün ve 29246 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-93)29.07.2015 gün ve 29429 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-94)30.01.2016 gün ve 29609 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-95)30.07.2016 gün ve 29786 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-96)29.01.2017 gün ve 29963 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek:97)27.07.2017 gün ve 30136 sayılı Resmi Gazete Kupürü

 

                                                                                                                                                        3/9

 

 

 

 

EK-98)31.01.2018 gün ve 30318 sayılı Resmi Gazete Kupürü

Ek-99)22.2.2013 gün ve 2013-11 sayılı Sosyal Sigorta İşlemleri Genelgesinin Sanatçı Düşünür

            ve Yazarlarla İlgili Hükümleri

Ek-100)ANAP Milletvekili Sayın Akın Gönen’in Yasa Teklifi (TBMM Başvuru Kaydı-28.08.1996-2435)

           (6 Sayfadır)

Ek-101)ANAP Milletvekili  Hasan Korkmazcan’ ın Yasa Teklifi (TBMM  Başvuru Kaydı-

           01.10.1996-2440)  (5 Sayfadır)

Ek-102)Akın Gönen ve Hasan Korkmazcan'ın Sanatçı Borçlanması Kanun Teklifleri Konusunda 

              Yapılan İşlemler  03.12.1997

EK-103)Sanatçılara Yeniden Emeklilik Hakkı Günaydın Gazetesi 14 Ocak 1998 Sayfa 4

Ek-104)Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu Sanatçılara Kıyak Emeklilik Geliyor Milliyet Gazetesi  

              21.11.2004 Ekonomi Sayfası Sayfa:9

Ek-105)Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu Emekliliği Bana Sormadılar Milliyet 

              24.11.2004 Sayfa-10

Ek-106)Ak Parti Milletvekili Resul Tosun ve 117 Arkadaşının Kanun Teklifi Sanatçılara Müjde Star 

             Gazetesi 04.07.2005

Ek-107)Yeşilçam Emekçileri İçin Yasal Düzenleme Akşam Gazetesi 05.05.2005 (2 Sayfadır)

Ek-108)Sanatçı Borçlanması Kanun Teklifi Berhan Şimşek ve Arkadaşları  11.11.2005 (6 sayfadır)

Ek-109)Sanatçı Borçlanması Kanun Teklifi Ali Rıza Öztürk, Tekin Bingöl ve Arkadaşları 30.01.2008

             (5 Sayfadır)   

Ek-110)CHP Milletvekili Mehmet SEVİGEN  Sanatçı Borçlanması Kanun Teklifi 22.02.2009 

             (3 Sayfadır)                                                                                                                                                    

Ek-111)CHP Milletvekili Sebahat AKKİRAY Sanatçı Borçlanması Kanun Teklifi 30.01.2012 

             (3 Sayfadır)

Ek-112)MHP Milletvekilleri Oktay VURAL, Bülent BENDİR ve Arkadaşları Sanatçı Borçlanması 

             Kanun Teklifi  26.01.2012 (4 Sayfadır)

Ek-113)TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu 30.06.2014 Tarihli Görüşme Tutanakları

Ek-114)Müzik-Sen, SGK Başkanlığı  Borçlanma Talebinde Bulunan Sokak Çalgıcıları Hk

Ek-115)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 23.03.2015 gün ve 4996428520299-4A.MVZ-

            1597581 sayılı Yazısı.

Ek-116)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 14.05.2015 gün ve 57405428-E-Zy20199-4-

            A.MVZ-2550015 sayılı Yazısı

Ek-117)Sanatçılara Emeklilik Müjdesi Kültür Bakanı Mahir Ünal CNN Türk

Ek-118)Emektar Sanatçılara Emeklilik Müjdesi 5 Haber 15.04.2016 (2 Sayfadır)

Ek-119)Kültür Bakanı sayın Mahir Ünal'ın Açıklaması  Emektar Sanatçılara Emeklilik Müjdesi Hürriyet

             Gazetesi 15.04.2016

Ek-120)Sanatçıya Kolay Emeklilik Posta Gazetesi 16.04.2016

Ek-121)Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun  21.04.2016 tarihli Kültürel Kalkınma Programı

             Kültür  Paketi Açıklaması

 

“…Bu sefer mümkün olan en doğru tanım ile sanatçılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak                  imkanları alıcaz isteğe bağlı emeklilik talebi hep gündeme geliyordu bunu yapmaya gayret edeceğiz….Biz iki taraf değiliz yani devlet bir şey lütfedecek sanatçıya, sanatçıda bir şey talep edecek gibi görmeyin.Mümkün olsaydı her birimiz bir sanat icra etmek isterdik.Yani bundan daha üstün bir meziyet yoktur.O bakımdan sanatçılarımızın korunması, haklarının korunması, hayatlarının kolaylaştırılması sanatı icra ederken imkanlarının iyileştirilmesi bizim en temel yaklaşımımız …Hayatlarını sanata adamış sanatçılarımıza kolay emeklilik sağlayarak sanatlarını icra edemedikleri dönemde de rahat bir hayat sürdürme imkanı sağlamayı öngörüyoruz…”           

 

 

                                                                                                                                                   4/9

 

 

Ek-122)Yeşilçam Sanatçılarına Emeklilik Hakkı Geliyor Milliyet Portal 21.04.2016

Ek-123)Başbakan Davutoğlu'ndan Sanatçılara Müjde TGRT Haber 21.04.2016 (2 Sayfadır)

Ek-124)05.04.2011 gün ve 2011-36 sayılı SGK Genelgesinin Kısmi Süreli Çalışan Sanatçılarla

             İlgili Maddeleri (2 Sayfadır)

Ek-125)Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine 16.06.2011 gün ve 27966 sayılı Resmi Gazetede 

             Yayımlanan Yönetmelik Değişikliği İle Eklenen Ek 2.Madde

Ek-126)SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Kısmi Sigortalılığın Sona ermesi

Ek-127)Müzik-Sen, SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Kısmi ve Aktif Sigortalı Hizmetlerin 

             Çakışması Hk

Ek-128)SGK Hizmet Akdiyle Çalışanlar Daire Başkanlığının 30.09.2016 gün ve 26168156-2019906-

             2016- E.5206621 sayılı Yazısı. (2 Sayfadır)

Ek-129)Müzik-Sen, SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü  Kısmi Sigortalı Sanatçı Sayısı Hk

Ek-130)Hizmet Akdiyle Çalışanlar Daire Başkanlığının 07.09.2016 gün ve E.4867726 sayılı 

             Yazısı(Kısmi Sigortalı Sayısı) (2 Sayfadır)

Ek-131)Müzik-Sen Kısmi SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sigortalı Sanatçı Sayısı Hk

Ek-132)SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 05.02.2018 gün ve 32589930-207.01.02-e.728962 sayılı 

              yazısı (2 sayfadır)

Ek-133)Gece Çalışanlar Dikkat Mark Rea Mark, Newyork  Renssaler  Politeknik Enstitüsü Işık  

            Araştırmaları Merkez Direktörü.(3 Sayfadır)

Ek-134)Gece Çalışanın İşi Çok Zor 19.09.2009 (2 Sayfadır)

Ek-135)Gece Çalışanlarda Uyku Sorunu ( 8 Sayfadır)

Ek-136)Gece Çalışanların Kansere Yakalanma Riski 

Ek-137)Gece Çalışmanın Etkileri Prf.Dr Güler Uyer 05.10.2009 (2 Sayfadır)

Ek-138)Gece Çalışmanın Zararları 28.03.2016

Ek-139)Gece Uykusunun Faydaları Geceleri Uykusuz Kalmanın Sağlığa Zararları 24.05.2013

             (4 Sayfadır)

Ek-140)Ankara'daki Eğlence İşyerlerinde Gürültü Ölçümü Sonuçları 1987 (17 Sayfadır)

Ek-141)Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri Prof. Dr. Sevtap Yılmaz DEMİRKALE                  

              (25 Sayfadır)

Ek-142)Gürültünün Sağlık Üzerindeki Etkileri 1994 Dr. Çiğdem GÜLER Kocaeli Üniversitesi Tıp 

             Fakültesi (7 Sayfadır)                                                                                                                                             

Ek-143)Işık Kirliliğinin İnsan Sağlığına Etkileri ve Zararları Nelerdir (3 Sayfadır)

Ek-144)Ses ve Işık Kirliliğinin İnsan Sağlığına Etkileri (3 Sayfadır)

Ek-145)Elektromanyetik Dalgalar ve  İnsan Sağlığı  TÜBİTAK Bülten 2001 (24 Sayfadır)

Ek-146)Elektromanyetik Dalgaların İnsan Biyokimyası Üzerindeki Etkileri (2 Sayfadır)

Ek-147)İsmail' Döve Döve Öldürdüler Cumhuriyet Gazetesi 11.04.2018 Sayfa 3

Ek-148)Türkü Bardaki Kavga Bateristin Sonu Oldu Yeni Asır Gazetesi Portal 22.08.2012

Ek-149)Mersin'de Şarkıcı Sarp Öztürk Öldürüldü Beşiktaş Postası Portal 17.12.2010

Ek-150)Müzisyen Hastalığı (12 Sayfadır)

Ek-151)Müzisyen Hastalığına Dikkat Belgin Turan (2 Sayfadır)                                                                                                                                                     

Ek-152)Müzisyenler ve Sahne Sanatçıları Bu Hastalıklar İçin Risk Grubunda (2 Sayfadır)

Ek-153)Müzisyenlerin Kas ve İskelet Sistemi  Problemleri 30.01.2013 (3 Sayfadır)

Ek-154)Müzisyenler ve Yakalanabilecekleri Hastalıklar (11 Sayfadır)

Ek-155)Bu Hastalık Sanatçıları Vuruyor Habertürk Gazetesi 15.10.2015 (3 Sayfadır)

Ek-156)Enstrumanist Müzisyenlerde El Sorunları Dr Gürsel Leblebicioğlu (4 Sayfadır)

Ek-157)SSK Tahsisler Dairesi Başkanlığının 24.5.1995 gün ve 12-63 Ek sayılı Genelgesi (2 Sayfadır)

Ek-158)Sendikamızca,9.Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'e gönderilen  28.08.1999 gün ve

            99/211 sayılı yazımızın örneği (2 sayfadır)

Ek-159)Baba'dan Tavsiyeli Onay  Sabah Gazetesi 08.09.1999 Sayfa:22

 

 

                                                                                                                                             5/9                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             

 

 

 

Ek:160)Başbakan sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Beşiktaş Çalışma Ofisinde 20.02.2010 tarihli Sanatçılar Toplantısında Yaptığı Konuşması

"…Sanatçılarımız, engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el atsınlar, elini taşın altına koysunlar. Bunu arzuluyor, bunu diliyoruz. Zira sizin türkü ve şarkılarınız, sağır duvarları aşacak güce sahiptir…Bu ülkenin, bu milletin bu toprakların sesi nefesi olmuş, neşemizi ve kederimizi gönül lisanıyla tercüme ederek kitlelere ulaştırmış, böylesine seçkin topluluğa, sanata dair alımlı ve teorik cümlelerle hitap etmeyi açıkçası gereksiz görüyorum… Siz değerli sanat insanlarının ülkemizin ve milletimizin her türlü sorununun, sıkıntısının yüreğinizin derinliklerinde hissettiğinize şüphem yok…Nitekim gönül pınarınızdan çağlayan nağmeler, esintiler, şarkı olarak, türkü olarak farklı farklı sanat normlarında en güzel şekilde tezahür ediyor. Bugün burada bulunan siz değerli sanatçılarımız, ürettiğiniz son derece kıymetli eserlerle zaten duygularınızı tarihe kayıt düşecek şekilde ortaya koydunuz, koymaya da devam ediyorsunuz. Söz uçar yazı kalır derler. Ama bu topraklarda söz, sezgiyle ve duyguyla kaynaştığı zaman bin yılların ötesine ulaşacak bir kudrete kavuşur. Şair Baki, en güzel şekilde ifade etmiştir: ’Avazeyi bu aleme Davut gibi sal, baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş… Ve sanat eseri hiç şüphesiz sanatçının nefes alıp verdiği toprakların rengiyle, kokusuyla, diliyle ve elbetteki duygusuyla yoğrulmuştur. Türkülerimizin, şarkılarımızın, bestelerimizin ve güftelerimizin sözleriyle ifade ettikleri anlamlarının çok ötesinde duygusal bir içerik taşıdıklarını hepimiz biliyoruz. Sanatçı bir açıdan da başkalarının diyemediklerini, söyleyemediklerini, izah edemediklerini, tarif edemediklerini duygularıyla anlatabilen kişidir. Sanatçı, insanların kavrayışından çok gönlüne hitap eder. Sözünü de, bestesini de gönülden söyler. Onun içindir ki sanatçıyla ait olduğu toplum arasında görünmez bir gönül bağı vardır. Sanatçı, siyasetin ve sokağın günlük diliyle asla yetinmez. Zira sanatçı, söz sanatının uçsuz bucaksız bahçelerinde gezinirken kimsenin göremediği çiçekleri görebilir ve onları bir buket halinde topluma sunabilir. Bir sanatçının yüreğinden dökülen tek bir dize yaşanmış olanları ve yaşananları başka bir söze mahal bırakmayacak şekilde, derecede izah etme gücüne sahiptir… Bu ülkenin bütün türküleri, şarkıları, bu toprakların her şeyini, fakat her şeyini yansıtacak kadar güç ve bilgelik taşıdığına bütün kalbimle inanıyorum. İşte onun için buna sanatçı duyarlılığı diyoruz. Onun için sanatçılarımızın bir adım öne çıkmasını istiyoruz. İşte onun için sanatçılarımız, engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el atsınlar. Ellerini taşın altına koysunlar. Bunu arzuluyor, bunu diliyoruz. Zira sizin türkü ve şarkılarınız, sağır duvarları aşacak güce sahiptir. Sizin ezgileriniz, kalplere, gönüllere ulaşabilecek yeteneğe sahiptir. Sizin samimi çığlığınız, içten gelen haykırışınız, buzulları eritecek, Ferhat gibi dağları delerek Şirin’e ulaşacak etkiye sahiptir. Sizin dudaklarınızdan ve kalplerinizden çıkan o sıcacık ezgiler, taşlaşmış yüreklere, duygusuz bedenlere, susuz kalmış çöllere nüfuz edebilecek kudrete sahiptir…”

 

Ek-161)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 03.12.2014 tarihli 2014 yılı Kültür ve

             Sanat  Ödülleri Konuşması

       

  “…Toprağın üzerindeki ulu çınarları görmeye gözetmeye onları her zaman teşvik etmeye takdir etmeye devam edeceğiz.Biz biliyoruz ki kimse görmese de kimse takdir etmese de sanat sanattır, sanatçı da sanatçıdır.Biz görenlerden gösterenlerden takdir edilmelerini teşvik edilmelerini temin edenlerden olacağız…..Az önce burada ifade ettiler orda kimse var mı diye sormuştu.Evet burada olduğumuzu ve inşallah hep yanınızda olacağımızı hatırlatmak istiyorum…”

                                                                                                                                                             6/9

 

 

 

 

 

 

Ek-162)Cumhurbaşkanı sayın  Recep Tayyip Erdoğan’ın 13.07.2015 Tarihli TÜMSİAD Konuşması   

      

  “…sanatçılarımız ve sporcularımız milletimizin önemli bir parçasıdır.Sanatın ve sporun toplum üzerindeki etkisi ortada iken onları ihmal etmemiz, onlardan uzak durmamız, onları yok saymamız mümkün değildir.Biz sonuna kadar sanatçılarımızın ve sporcularımızın yanında yer alacağız...”

 

Ek-163)Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun  21.04.2016 Tarihli Kültürel Kalkınma

             Proğramı Kültür Paketi Açıklaması

 

“…Bu sefer mümkün olan en doğru tanım ile sanatçılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak imkanları alıcaz isteğe bağlı emeklilik talebi hep gündeme geliyordu bunu yapmaya gayret edeceğiz….Biz iki taraf değiliz yani devlet bir şey lütfedecek sanatçıya, sanatçıda bir şey talep edecek gibi görmeyin.Mümkün olsaydı her birimiz bir sanat icra etmek isterdik.Yani bundan daha üstün bir meziyet yoktur.O bakımdan sanatçılarımızın korunması, haklarının korunması, hayatlarının kolaylaştırılması sanatı icra ederken imkanlarının iyileştirilmesi bizim en temel yaklaşımımız …Hayatlarını sanata adamış sanatçılarımıza kolay emeklilik sağlayarak sanatlarını icra edemedikleri dönemde de rahat bir hayat sürdürme imkanı sağlamayı öngörüyoruz…”

Ek-164) Cumhurbaşkanı sayın  Recep Tayyip Erdoğan’ın 19.06.2016 Tarihli Sanatçılar ve 

              Sporcular  İftar Yemeği Konuşması

 

“…Değerli kardeşlerim teknolojideki gelişmeler sayesinde medyanın artık her bireyin cebine kadar girdiği bir dünyada sanat ve spor giderek büyük ehemmiyet kazanıyor.Sanatçılar ve sporcular bir ülkenin bir milletin en önemli softpower değerleridir…”

Ek-165) Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 28.12.2016 Tarihli Kültür ve Sanat 

              Ödülleri Konuşması

 

“…Kültür sanat ve ilim insanlarımızın ülkemize katkıları güvenlikten ekonomiye sağlıktan spora kadar diğer alanlardaki hizmetlerden daha az daha aşağı görülemez.Esasen kültür sanat alanında gelişemeyen bir ülkenin gerçek manada bağımsız olabilmesi en azından bağımsızlığını sürdürebilmesi mümkün değildir.Ülke olarak maalesef bu gerçeği yeteri kadar idrak edemediğimizi kabul etmek mecburiyetindeyiz.Sadece yeni değerler yetiştirmek noktasında değil ,sahip olduğumuz kıymetleri küresel düzeyde anlatma ve büyük kitlelerin onları tanımalarını onlardan etkilenmelerini temin konusunda da kat etmemiz gereken çok mesafe var.Cumhurbaşkanlığı olarak marifet iltifata tabidir sözünden hareketle hiçbir saplantıya kapılmadan tamamen kültür sanat ve ilim insanlarımızı takdir ve teşvik amaçlı bu ödülleri veriyoruz.sadece iki alanda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamamış olmaktan dolayı fevkalade üzgünüm.Bunlardan biri eğitimdir diğeri kültür sanattır.Önümüzdeki dönemi bu iki alanı önceliklerimizin en başına çıkarmak mecburiyetinde olduğumuza inanıyorum.Eğitimle kalıcı hale getirilmemiş kültür sanatla tahkim edilmemiş bir kalkınmanın bizi götüreceği yer zevksizliktir, sevgisizliktir, karanlıktır.Nitekim bununun sancılarını her alanda yaşıyoruz.Değerli misafirler, bugün burada ödül tevdi edeceğimiz kültür ,sanat,ilim insanlarımızın her biri ülkemiz için işte böyle büyük bir anlama sahiptir.Kendi alanlarında gerçekten çok önemli başarılara imza atmış bu değerlerimiz gelecek nesiller için birer kutup yıldızıdır birer rehberdir…”

                                                                                                                                                    7/9

 

 

 

 

 

 

 

 

Ek-166)Başbakan sayın Binali Yıldırım’ın 04.04.2017 Tarihli Dolmabahçe Konuşması

“…Hükümet olarak  her zaman sanat ve sanatçının yanında olacağımızı bir kez daha bu vesileyle ifade etmek isterim…”

Ek-167)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 12.06.2017 Tarihli Sanatçılar ve  

            Sporcular  İftar Yemeği Konuşması

 

“…Tabii ki bizim için önemli olan şu, sporcu hepsinden öte sanatçı sanatkar bu ülkenin birliği beraberliği için en önemli bizim dinamik unsurlarımızdır ve dikkat edersiniz idealleşeme de ideal insan tiplerimiz hep buralardan seçilir.Siyasetçinden sanatçıdan sporcudan bakarsınız gençlik kendine idoller oluşturur…”

 

Ek-168)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Odunpazarı Modern Sanat Müzesi’nin

             Temel Atma Töreni Konuşması

 

“…Değerli dostlar ülkelerin ve toplumların gücü neyle ölçülür diye sorulursa burada benim altını çizerek ortaya koyacağım tespit şudur.Kültür ve sanatı ilk sıralara yerleştirmekte asla tereddüt etmem.Birinci sıra budur.Bugün küresel güç olarak gördüğümüz ülkelere baktığımızda, onları günlük hayatımızın her 

alanında asıl karşımıza çıkartanın kültür ve sanat ürünleri olduğunu görürüz.Belirli bir maddi güce ulaşmış her kişi her kurum her devlet çok doğru bir şekilde önce kültür ve sanat alanında bi defa ciddi adımlar attıkları sürece Türkiye’nin hem dünyadaki yeri çok daha güçlü olacak hem de ülke içerisinde başta gençlik olmak üzere onların da ufku buna göre gelişecek genişleyecektir.Bu bakımdan kültüre ve sanata yapılan her yatırım bizi heyecanlandırıyor ve  mutlu ediyor...”

 

Ek-169)Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 22.02.2018 Tarihli Kültür ve Sanat 

        Ödülleri Konuşması

 

“…her biri ayrı bir kıymet olan sanatçılarımızın eserleri ile milletimizin gönlünde edindikleri müstesna yeri bugün vereceğimiz ödüllerle devlet adına da tescil etmiş oluyoruz.Sevgili dostlar, bu tür ödüller kendi alanlarında zaten şevkle gayretle heyecanla coşkuyla çalışan üreten insana dair en önemli yetenek olan eser ortaya koyma becerisini gösteren kültür ve sanat insanlarımıza millet ve devlet olarak 

teşekkürümüzün şükranımızın bir ifadesidir.Ödül için çalışılmaz ama yapılan güzel işlerin ödüllendirilmesi de bir vefa borcudur.Milletler için kültür ve sanat en az ekonomi ve savunma sanayi kadar önemlidir.Ekonomi ve savunma sanayi sizin Dünyanın somut güçleri ile olan ilişkinizde belirleyicidir ama kültür ve sanatta somut olmayan unsurlar karşısındaki konumunuzu tayin eder.Bu ikisi birlikte bir ülkeyi ve milleti yükseltir.Nasıl tek kanatla kuşta uçakta havalanamazsa bunlardan birinde geri kalan toplumlarda hedeflerine ulaşamazlar.Türkiye’nin 2023 hedeflerinin somut unsurları için gece gündüz çalışırken kültür ve sanatı da asla ihmal edemeyiz…”

 

Ek-170)Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 31.03.2018 Tarihli İstanbul  

               Yeditepe  Bienali Açış Konuşması

 

“…İşte sanat Allahın insana bahşettiği güzellikleri arama, bu güzelliklere ulaşma yolculuğunun adıdır. Üstad öyle diyor.Sanat Allah’ı aramakmış meğer diyor.Sanat, insanın dünya hayatını yine Allahın kuluna bahşettiği yetenek ve kabiliyetlerle güzelleştirme çabasının ürünüdür.Niye ,sanatı olmayan bir milletin 

                                                                                                                                                     8/9

 

 

 

 

evet şah damarı kopmuş demektir.Sanat ve kültürle güçlü olursunuz.ekonominiz ne kadar güçlü olursa olsun ,eğer sanatta kültürde yoksanız dünyada  da yoksunuz.Ülkemizin kültür ve sanat hayatına değer katacak, bu alanda çeşitliliği artıracak her türlü eseri sahiplenmenin çabası içinde oluruz.İnşallah bu şekilde de yolumuza devam edeceğiz.Birileri gibi bu ülkenin değerlerini ideolojisine, siyasi kimliğine veya dünya görüşüne göre ayırmayacak tüm renkleri ile tüm çeşitleri ile bütün zenginliği ile sanat dünyamızı kucaklamayı sürdüreceğiz.Bu ülkenin kültür ve sanat hayatına katkı sunan,değer katan nitelikli eserler üreten herkesin başımızın üstünde yeri vardır…”

 

Ek-171)Sendikamızca hazırlanmış olan Borçlanma Yasa Taslağı ve Gerekçesi (9  sayfadır)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MÜZİK SANATÇILARININ SORUNLARI (TEZ RÖPORTAJI 2017)

TRT 2 05.01.2009 KAYBEDENLER DİZİSİ

  • Müzik-Sen Sanatçı Hakkı İçin Harekete Geçti

    http://www.milliyet.com.tr/muzik-sen-sanatci-hakki-icin-harekete-istanbul-yerelhaber-3126870/?fbclid=IwAR0KOT4p3Q8v4C-50l0piBtK4aU9zrlz_vm-SNFmYfXOXhHHHWqBUW1mcAY

  • GÜNCEL • SANATÇI BORÇLANMASI KANUNU KONUSUNDA SENDİKAMIZCA MİLLETVEKİLLERİNE GÖNDERİLEN YAZI

    TARİH : 18.09.2018

    SAYI    : 2018/197

    KONU : Sanatçı Borçlanma Yasası Hk.

     

    Sayın Milletvekilimiz,

    Sendikamız, müzik ve sahne sanatçılarını bünyesinde toplamış olup, 05.09.1989 tarihinden itibaren üyelerinin mesleki, ekonomik, sosyal, kültürel hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla faaliyet göstermektedir.

    Üyelerimizin ve giderek güzel sanatlar alanındaki tüm sanatçıların etkin ve kalıcı bir sosyal güvenlik sistemine kavuşturulması Sendikamızın temel amaçları arasında yer almaktadır.

    Güzel sanatlar alanında faaliyet gösteren sanatçılar, ilk kez 29.06.1978 gün 2167 sayılı Kanunun 14.maddesiyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa eklenen Ek1. Madde ile (SSK) Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında sosyal güvence alınmış olup, bu düzenleme 31.05.2006 gün ve  5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4.Maddesinde de  aynen korunmuştur.

    Devamını oku...
  • SENDİKAMIZDAN KAMU OYUNA AÇIKLAMA…. SADECE GÜZEL SÖZLER İŞİTMEK DEĞİL, ANAYASANIN 64.MADDESİ GEREĞİNCE SANATÇI BORÇLANMASI VE SOSYAL GÜVENLİĞİMİZİ İSTİYORUZ !...

    Başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ,diğer yöneticilerimiz çeşitli vesilelerle  sanat ve sanatçının önemi ile sanat ve sanatçıya  yapılması gereken destekler konusunda açıklama yapmaktadırlar.

     Nitekim Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın 13.07.2015 tarihli TÜMSİAD konuşmasındaki “…sanatçılarımız ve sporcularımız milletimizin önemli bir parçasıdır.Sanatın ve sporun toplum üzerindeki etkisi ortada iken onları ihmal etmemiz, onlardan uzak durmamız,onları yok saymamız mümkün değildir.Biz sonuna kadar sanatçılarımızın ve sporcularımızın yanında yer alacağız...” şeklindeki ve Başbakan sayın Binali YILDIRIM’ ın 04.04.2017 tarihli Dolmabahçe konuşmasındaki “…Hükümet olarak  her zaman sanat ve sanatçının yanında olacağımızı bir kez daha bu vesileyle ifade etmek isterim…”şeklindeki açıklamalarının yanı sıra ,ekte metinleri sunulmuş olan diğer açıklamalar, sanatçılarımızın  sorunlarının çözümü konusundaki beklentilerini artırmıştır.

    Devamını oku...
  • Sanatçının Statüsüne İlişkin UNESCO Tavsiye Kararı (1)

    27 Ekim 1980 

    İzleme 

    Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu Genel Konferansı, 23 Eylül-28 Ekim 1980 tarihli Belgrad toplantısının 21. oturumu, 

    Kurumun amacının, kendi anayasasının 1. Maddesi şartlarına uygun olarak, Birleşmiş Milletler Bildirgesi tarafından ırk, cinsiyet, dil ya da ilişki (bağlantı/ilinti) ayrımı gözetilmeksizin tüm dünya insanları için teyit edilen adalet, hukuk egemenliği, insan hakları ve temel özgürlüklere olan evrensel saygının daha ileri düzeye taşınabilmesi için milletler arası işbirliğini sağlayarak eğitim, bilim ve kültür aracılığıyla barış ve güvenliğe katkı sağlamak olduğunu hatırlatarak, 

    Devamını oku...
  • MÜZİK VE SAHNE SANATÇILARINA BORÇLANMA VE ERKEN EMEKLİLİK HAKKI VERİLMELİDİR !

    -Mevcut sosyal güvenlik sistemi çerçevesinde ve Devletin anayasal görevini   yerine getirememesi nedeniyle başta müzik ve sahne sanatçıları olmak üzere sinema ve tiyatro sanatçılarının sosyal güvenliği sağlanamamaktadır.

     

    -Bu nedenle sosyal güvenlik haklarını ancak zaman zaman çıkarılmış olan sanatçı borçlanması yasalarıyla elde edebilmektedirler.

    Devamını oku...
  • MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ UYGULAMASI

    Sendikamızca, (MYK)Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığına yapılan başvuru ve alınan yanıt üzerine, ses ve saz sanatçıları ile müzik gruplarının meslek standardının hazırlanarak işbirliği protokolünün imzalanması ve sektör komitelerinin teşkil edilmesine yönelik teknik çalışmalara başlanılmıştır.

    Bu doğrultuda,5544 sayılı Kanun kapsamında Ulusal Meslek Standartlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 7/2 Maddesine uygun olarak ses, koro ve saz sanatçılarının “ulusal meslek standartlarının” işbirliği içerisinde hazırlanması amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Bilkent Senfoni Orkestrası ve Borusan Filarmoni Orkestrası Müdürlükleri nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur.

    Mesleki Yeterlilik Belgesi uygulamasına geçilmesiyle;

    1)Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayanların konaklama ve eğlence işyerlerinde ve müzikli etkinliklerde çalışmaları mümkün olmayacağı,

    2)Belgesi olmadan çalışan ve bunları çalıştıranlar para cezası ödemek dorumunda kalacakları,

    3)Bu şekilde memur müzisyen ve solistlerle ülkemizde kaçak olarak çalışan yabancı müzisyen ve solistlerin yasa dışı bu çalışmaları önlenebileceği,

    4)Bilgisayar teknolojisi kullanmanın ve klavyeden bas, bateri, bağlama vb. gibi enstrümanları çalmanın önüne geçilebileceği ve gruplardaki eleman sayısının artabileceği,

    5)Bütün bunların sonucunda gerçek müzik emekçilerinin iş alanları genişleyebileceği öngörülmektedir.

    NOT: Görüş, öneri ve eleştirilerinizi müBu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresimize elektronik posta olarak göndererek çalışmamıza katkıda bulunabilirsiniz.

     

  • SGK DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT ! MÜZİK –SEN ÜYELERİNE ÖNEMLİ DUYURU!

    Son günlerde özellikle inşaat ve gıda şirketi altında bir takım  naylon şirketlerin sigortalı göstermek vaadiyle müzik sanatçılarından prim tahsil ettikleri öğrenilmiştir.

    1)Gerçek prim miktarından düşük prim alarak sigortalı göstermek vaadine dayanan bu uygulama  dolandırıcılık amaçlıdır.

    2)Bu tür bir uygulama, sosyal güvenlik sahteciliğinin  yanı sıra  nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında girdiğinden, bu duruma düşenler ayrıca Türk Ceza Kanunu kapsamında savcılık takibatına da uğramaktadırlar.

    3)Nitekim bir çok üyemiz bu şekilde dolandırılmışlar ve önemli ölçüde mağdur olmuşlardır.

     

    Üyelerimizin ve tüm müzik sanatçılarının bilgisine sunulur.

  • ANAYASA MADDE 64:

  • MÜZİK-SEN’İN AMAÇ VE FAALİYETLERİ

    1)MÜZİK-SEN NEDİR ?

     

    (MÜZİK-SEN) 2821 sayılı Sendikal Yasası kapsamında ,İşkolları Tüzüğünün 25 sıra numaralı Konaklama ve Eğlence Yerleri başlıklı işkolunda faaliyet gösteren bir meslek sendikasıdır.

     

    Müzik-Sen’in Kuruluş Tarihi: 5 Eylül 1989

             

    2)MÜZİK-SEN’İN AMAÇLARI NELERDİR ?

     

    MÜZİK-SEN;

    Üyesi müzik ve sahne sanatçılarının mesleki,ekonomik,sosyal,

    kültürel hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla faaliyet göstermektedir.

    Devamını oku...
  • KÜLTÜR PAKETİ KAPSAMINDA,BAŞBAKAN,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI İLE KÜLTÜR VE TURİZM BAKANINA İLETİLEN MÜZİK-SEN SENDİKASI’NIN ÖNERİLERİ

    1)UNESCO ‘nun ülkemizin de taraf olduğu 1980 yılında Belgrad’ da yapılan XXI. Dönem Genel Konferansında aldığı Sanatçıların Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararları doğrultusunda ülkemizde de sanat ve sanatçının  statüsünün belirlenmesi ve yaşama geçirilmesi,

     

    2)Yürürlükteki Anayasa’nın 64.maddesiyle  sanat ve sanatçılar için getirilmiş olan anayasal koruma ve  desteğinin güvence altına alınması, devam ettirilmesi ve  etkinleştirilmesi

     

    Devamını oku...
  • SGK ,BORÇLANAN SİGORTALILARA ZAMANDA YOLCULUK YAPTIRIYOR !...

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41 inci maddesinde doğum yapmış kadınların doğum borçlanmalarına, askerlik borçlanmalarına, ücretsiz izin sürelerinin borçlanmasına, doktorluk ve uzmanlık öğrenim süreleriyle avukatlık stajı borçlanmalarına, sigortalı bir işte çalışırken tutuklanan veya gözaltına alınanların tutukluluk ve gözaltı sürelerinin borçlanmasına, grev ve lokavtta geçen sürelerin borçlanmasına, hekimlerin fahri asistanlık sürelerinin borçlanmasıyla seçim yasaları gereği görevlerinden istifa edenlerin istifa ve seçim tarihini takip eden aybaşına kadarki sürelerinin borçlanmasına yer verilmiştir.

    Devamını oku...
9.png1.png4.png5.png0.png
Bugün74
Dün174
Bu Hafta613
Bu Ay1432
Toplam91450

1
Kişi Sitede

18-11-17